Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2444 E. 2024/4976 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2444
- Karar No
- 2024/4976
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/459 E., 2019/342 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bergama Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2013 tarihli ve 2013/90 Esas, 2013/842 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Bergama Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2013 tarihli ve 2013/90 Esas, 2013/842 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 24.11.2014 tarihli ve 2014/2004 Esas, 2014/23572 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. 3..Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun'un 65/b, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/590 Esas, 2015/505 Karar sayılı kararının 13.10.2015 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 14.10.2016 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 125/1 maddesinde tanımlanan hakaret suçunu işlediği ve Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 12.07.2017 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2019 tarihli ve 2018/459 Esas, 2019/342 Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmış olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.04.2021 tarihli, 2021/51098 sayılı ve düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan vekilinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde , bozma ilamına aykırı şekilde karar verildiğine, kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmediğine ve sair nedenlere ilişkindir. B. Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suça konu eşyaların niteliğini bilmediğine ve suç işleme kastı bulunmadığına, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan yürütülen soruşturma sırasında suç tarihinde Bergama Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/3 D.İş sayılı kararı gereğince ikametinde ve müştemilatlarında yapılan aramada, 17 adet bronz sikke ile 1 adet bronz büst parçası ele geçirilerek müze müdürlüğüne teslim edildiği, Bergama Müze Müdürlüğü'nün 03.01.2013 ve 156/9 sayılı ekspertiz raporu ile 17 adet sikke ve 1 adet büstün 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldığının tespit edildiği, sanığın savunmasında hurdacılık işi ile uğraştığını, evinde yapılan aramada bulunan 17 adet madeni para ve 1 adet büstün de aldığı hurdaların içinden çıktığını, bunları evinde sakladığını, yakalanan sikkelerin ve büst parçasının tarihi değeri olup olmadığını bilmediğini belirttiği, eserlerin fotoğrafların incelenmesiyle, eserlerin eski ve kültür varlığı görüntüsünde olduklarının kolaylıkla anlaşılabildiği, davaya konu eserlerin ele geçirildiği yerin çocuk odasında bir sandık içi oluşu ve hayatın normal akışı göz önüne alındığında, sanığın ifadelerinin inandırıcı bulunmadığı, ancak davaya konu eserlerin sanık tarafından ticari maksatla satın alındığına, kabul edildiğine ve satışa arz edildiğine dair dosyada somut ve kesin bir delil bulunmadığı, dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan tarafsız bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılmış, mevcut durumları itibariyle 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup, tasnif ve tescile tabi oldukları ve bildirim zorunluluğu olan eserlerden oldukları bildirilmiş, bu bakımdan sanığın eyleminin kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili olarak bildirim yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV.GEREKÇE VE KARAR Bergama İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yapılan istihbari çalışma neticesinde, sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti faaliyetinde bulunduğu bilgisine ulaşıldığı, Bergama Sulh Ceza Mahkemesi'nden alınan 02.01.2013 tarih ve 2013/3 değişik iş numaralı arama ve el koyma kararına binaen sanığın ikametinde yapılan aramada, çocuk odasında bulunan bir sandık içerisinde davaya konu 17 adet bronz sikke ile bir adet bronz büstün ele geçirildiği ve el koyma işlemlerinin yapıldığı, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan soruşturmaya başlandığı ve “bildirim yükümlülüğüne aykırılık” suçundan davanın açıldığı olayda; Dairemizin 24.11.2014 tarihli ve 2014/2004 Esas, 2014/23572 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; her ne kadar sanığın verdiği ifadelerde, kendisinin hurdacılık yaptığını, evinde ele geçirilen eserleri de hurda olduğunu düşünerek aldığını, kültür varlığı olduklarını bilmediğini beyan etmiş ise de; eserler hakkında aldırılan 03.01.2013 tarihli Müze Müdürlüğü raporunda, toplamda 18 adet eserin 2863 sayılı Kanun kapsamında, korunması gerekli kültür varlığı olduğunun belirlendiği, dosya kapsamında bulunan eserlerin fotoğraflarının incelenmesiyle, eserlerin eski ve kültür varlığı görüntüsünde olduklarının kolaylıkla anlaşılabildiği, bozma sonrası alınan bağımsız bilirkişi raporu ile de suça konu eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldığının belirtildiği, davaya konu eserlerin ele geçirildiği yerin çocuk odasında bir sandık içi oluşu ve hayatın normal akışı göz önüne alındığında, sanığın ifadelerinin inandırıcı bulunmadığı, ancak davaya konu eserlerin sanık tarafından ticari maksatla satın alındığına, kabul edildiğine ve satışa arz edildiğine dair dosyada somut ve kesin bir delil bulunmadığı, bu bakımdan sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70/1. maddesinde düzenlenen “bulundurma” suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile hüküm tesisi, Kabule göre de; Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024. tarihinde karar verildi.