Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1538 E. 2025/7067 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1538
Karar No
2025/7067
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/25 E., 2016/36 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın taksirle öldürme suçundan CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatlerine, sanıklar ... ve ...'ın TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...'ın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 27.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında sanığın ölümü nedeniyle TCK'nın 64, CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşme kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz isteğinin reddine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz isteklerinin reddiyle beraat hükümlerinin onanması, sanıklar ..., ..., ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesinin isabetsiz olduğuna, re'sen dikkate alınacak diğer sebeplerle yerinde olmayan mahkeme kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. Katılanlar ..., ..., ..., ... vekili süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz etmiştir. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; Kaza tarihi itibariyle şirket ortaklarının ... ve ..., şirket sorumlu müdürünün ise ... olduğuna, ortak ve sorumlu müdür hakkında beraat kararı verilip kazadan 5 ay önce ortaklık payını devretmiş kazadan önce sorumlu müdürlük görevinden istifa etmiş müvekkil sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, bu kararın bozulması gerektiğine, Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 30.06.2010 tarihli şirket ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesinin müvekkil sanığın ortaklıktan ve müdürlükten çıkmasını etkiler bir yönü bulunmadığına, kaza tarihi itibariyle ...'ın istifasının şirkete tebliğ edilmediğine, istifa kararının şirketi bağlayan bir yönü olmadığına, kararın hakkaniyetli olmadığına, ceza miktarına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; müvekkilinin kusurlu olduğunu gösteren bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Mağdur ...'ün yapımı ... Mühendislik İnşaat Ticaret Limited Şirketi - ... İnşaat ... iş ortaklığına ihale edilen ... İlköğretim Okulunun üçüncü katında yer alan fransız balkonun şapını atarken yüksekten düşerek genel beden travmasına bağlı kafatası,omur,kalça kemik kırıkları ile birlekte beyin kanaması,beyin doku harabiyeti, yaygın doku içi kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü olayda, ... Mühendislik İnş. Tic. Ltd. Şti. nin sahibi olan sanıklar ... ve ... kardeşlerin ... Üniversitesi Rektörlük binası inşaatının ihalesine girebilmek için ihaleye giriş için istenilen şartları taşımadıklarından muvazaalı olarak 22.02.2010 tarihinde ...'ın % 50 hissesini diğer sanıklardan ...'e ve ...'ın da % 50 hissesini sanık ...'e devrettikleri, 01/03/2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesindeki ilana göre şirket müdürleri olarak ... ve ...'ın görevlendirildikleri, şirketin ihaleyi alamadığı, daha sonraki süreçte Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından dava konusu olaydaki ... İlköğretimokulu'nun yapım işi 30.06.2009 tarihli sözleşme ile ... Mühendislik İnş. Tic. Ltd. Şti. - ... İnşaat ... iş ortaklığına ihale edildiği, daha sonra ... Mühendislik şirketinin 06.11.2009 tarihli taşeron sözleşmesi ile okul inşaatının tüm işlerini taşeronluk sözleşmesi ile ... İnşaat ... 'a verdiği, ancak yapılan bu anlaşmaya rağmen tanık beyanları, savunmalar ve dosyadaki belgeler dikkate alındığında anahtar teslimi taşeron sözleşmesine rağmen inşaat işlerinin fiilen alt-üst işveren şeklinde yürütüldüğü, ... şirketinin inşaatta çalışan işçi seçimi ve temini, inşaat yapımı, kontrol ve koordinasyon vve benzeri işleri yapmaya devam ettiği, ... Üniversitesi Rektörlük binası inşaatının ihalesinin alınmaması ve sonradan işlerin bozulması nedeni ile ...'in girişimleri üzerine 22.02.2010 tarihinde devraldığı şirket hissesini 26.04.2010 tarihinde ...'a devrettiği, ancak şirket müdürü ve gerçekte şirket ortağı olan ...'ın şirket hisselerini diğer sanık ...'den devralmadığı, 2010 yılı Haziran ayında ... ve ... kardeşlerin kavgalı olarak fiilen ayrıldıkları, daha öncesinde de tanık ve dosyadaki belgelerden anlaşıldığı üzere ...'ın 2010 yılı Nisan ayından itibaren ... inşaat isimli firmada çalışmaya başladığı, ...'ın Beşiktaş 23. Noterliği'nin 06/07/2010 tarih ve 3258 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 01/07/2010 tarihinden itibaren şirket müdürlüğünden istifa ettiğine ilişkin ihtarname gönderdiği, bu ihtarnamenin 09/07/2010 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, ancak şirket adresinin diğer sanık ... tarafından değiştirilmesi nedeni ile tebliği yapılamadığı, sanık ...'ın da 16.06.2010 tarihli şirket müdürlüğünden istifa ettiğine ilişkin ihtarname gönderdiği, ayrıca bu istifanın kabul edildiğine ilişkin 30.06.2010 tarihli şirket ortakları imzalı ortaklar kurulu kararının da Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanmasını sağladığı, ancak İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/360 esas sayılı dosyasında verilen karar ile bu ortaklar kurulu kaarındaki imzaların sahte olduğu ve bu nedenle ortaklar kurulu kararının iptaline karar verildiği, sanık ...'ın bu istifa ihtarnamesine karşın, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/532 esas sayılı dosyasında da anlaşılacağı üzere şirket adına borçlandırıcı işlemler yaptığı, bu kapsamda şirket adına olan çekleri Mayıs 2010-Ekim 2010 tarihleri arasında keşide ederek piyasaya sürdüğü, ... şirketinde sanık ...'nın şantiye sorumlusu, ...'in şantiye şefi olarak görev yaptıkları, sanık ...'nun ölenin düştüğü balkonun alüminyum işlerini yaptığı, alüminyum profilleri monte ettiği, sanık ...'ın ... ve ...'ın kardeşi olması dışında olay ile herhangi bir bağlantısının tespit edilemediği anlaşılmış olup, Dosyadaki tüm beyan ve savunmalar, bilirkişi raporları ile diğer tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde 26/05/2015 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler isabetli kabul edilerek sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın olayda kusurlarının olmaması nedeni ile CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, Sanıklar ... ve ...'nun atılı suçu işledikleri sabit olduğundan eylemlerine uyan TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanık ...'ın yargılama aşamasında 25/06/2012 tarihinde öldüğü anlaşıldığından CMK'nın 223/8 maddesi gereğince hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A-Katılanlar Vekillerinin Sanık ... Hakkındaki Düşme Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas sayılı kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 25/06/2012 tarihinde öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1 ve 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA; B-Katılanlar Vekillerinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas sayılı kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'in 30.05.2023 tarihinde öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, C-Katılanlar Vekillerinin Sanıklar ..., ..., ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanıkların taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek karar verildiği anlaşılmakla, Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, D-Katılanlar Vekillerinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre; 11.07.2010 günü mağdur ...'ün yapımı ... Mühendislik İnşaat Ticaret Limited Şirketi - ... İnşaat ... iş ortaklığına ihale edilen ... İlköğretim Okul inşaatının 3. Katında bulunan fransız balkon şeklindeki yerin zeminine şap atmak isterken balkondaki orta kısımdan ekli olan alüminyum boruların ek yerlerinden ayrılıp duvar bağlantılarının yerinden çıkması sonucu yüksekten düşerek öldüğü olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmeler doğrultusunda sanığın beraatine karar verilmiş ise de, tanık ... ve ...'ün beyanları ile sanığın hazırlık ifadesinde sıva işi için işçilerle kendisinin bağlantı kurduğuna dair beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın sıva işleri için anlaşma yapmadığına dair savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve fiilen işveren adına hareket ettiği anlaşıldığından meydana gelen olayda kusuru olduğu halde delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, E-Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Sanık ... Müdafii ve Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi ile birlikte TCK'nın 50/6. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık ... müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, F-Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Sanık ... Müdafii ve Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi ile birlikte TCK'nın 50/6. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Asli kusurlu olarak bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, G-Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede; Katılan sanık aleyhine kanun yoluna başvursa dahi, sanık lehine kararın bozulabileceğine ve değiştirilebileceğine ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.04.2010 Tarih, 2010/1-14 Esas, 2010/87 Karar sayılı içtihadı da göz önüne alınarak yapılan incelemede; 11.07.2010 günü mağdur ...'ün yapımı ... Mühendislik İnşaat Ticaret Limited Şirketi - ... İnşaat ... iş ortaklığına ihale edilen ... İlköğretim Okul inşaatının 3. Katında bulunan fransız balkon şeklindeki yerin zeminine şap atmak isterken balkondaki orta kısımdan ekli olan alüminyum boruların ek yerlerinden ayrılıp duvar bağlantılarının yerinden çıkması sonucu yüksekten düşerek öldüğü olayda, tanık beyanları ve dosya kapsamından kaza tarihinde inşaatı fiilen ... firmasının yapmakta olduğu nitekim ölenin de ... firması adına çalışırken öldüğü anlaşıldığından olay tarihinde inşaatta fiilen idare yetkisi bulunmadığı anlaşılan sanık ...'ın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle ... kararının, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/1538, K. 2025/7067, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-1538-e-2025-7067-k-8d24551d06c8