Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1120 E. 2024/7129 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/1120
- Karar No
- 2024/7129
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/564 E., 2016/211 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53, 53/6. Maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; TCK'nın 62. Maddesinin uygulanmasına, lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine ilişkindir. Sanığın temyiz sebepleri; üst sınırdan ceza verilerek hüküm kurulmasına, bilinçli taksir uygulanmasına, kendisin de ağır derecede yaralandığına, kazanın esas nedeninin yol kusuru olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.02.2014 günü saat 16.30 sıralarında meskun mahal dışında, gündüz vakti, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş virajlı, tepe üstü karayolunda seyir halinde olduğu sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafından yoldan çıkması ve boş arazi içerisinde bulunan beton çeşmeye aracının sol ön kapı, sol orta direk ve sol arka kapı kısımlarıyla çarpması sonucu aracın sağ ön koltuğunda oturan yolcu ...'ın öldüğü olayda, sanığın kazadan bir saat sonra düzenlenen raporunda 0,91 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, trafik bilirkişi raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporlarında ise kazanın meydana gelmesinde sanığın asli derecede kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmış olup mahkemece kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği, somut olayda kazadan 1 saat sonra düzenlenen raporda 0,91 promil alkollü olan sanığın kaza saatinde 1,06 promil alkollü olacağı, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği bu bağlamda eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki" gerekçesine, (f) bendinde yer alan ''failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi; 2-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi; 3- Ölenin eşi olup kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının ilk paragrafında yer alan "sanığın kastına dayanan kusurunun ağırlığı ile suç sebep ve saikleri " ibarelerinin çıkarılması, hükmün hak yoksunluğuna ilişkin dördüncü paragrafının hükümden çıkarılması, hüküm fıkrasına yargılama giderlerinden önce gelmek üzere “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1800,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.12.2024 tarihinde karar verildi.