Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10570 E. 2025/2602 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10570
- Karar No
- 2025/2602
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1880 E., 2020/1207 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Kanunun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1.a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.667,70 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine maddi tazminat miktarının 2.620,91 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kararın kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının ... İlçe Müftülüğünde öğreticilik yaptığını, ayrıca kendisine ait bir işletmesi olduğunu, bu hususlar araştırılmadan eksik maddi tazminata hükmedildiğine, hükmedilen manevi tazminatın da düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/650 Esas, 2018/488 Karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13.10.2017-08.12.2017 tarihleri arasında 56 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 23.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının gözaltında ve tutuklu olarak kaldığı tarihlerde belgeye dayalı bir geliri olmadığından, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 25.02.2019 tarihli cevabi yazısı ile bu yazı ekinde bulunan tescil ve hizmet döküm belgeleri de nazara alınarak asgari ücretli sayıldığı ve buna göre hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedildiği, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, bu süre zarfında özgürlüğünden mahrum kalması, silahlı terör örgütüne üye olma gibi bir ağır suç ile yargılanması, davacının sosyal statüsü, ekonomik durumu ve hakkaniyet ilkeleri göz önüne alınarak ancak sebepsiz bir zenginleşmeye neden olmayacak şekilde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 7.667,70 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 7.620,91 TL olarak düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE; B.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.