Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10140 E. 2025/2505 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10140
- Karar No
- 2025/2505
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/320 E., 2020/824 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 75.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 20.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın talep doğrultusunda tutuklama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/331 Esas – 2018/43 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü propagandası yapma suçundan 19.07.2016-09.09.2016 tarihleri arasında 52 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.02.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından beraat hükmünün 16.02.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın 07.05.2019 tarihinde açıldığı, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı, hak düşürücü sürelerin dava şartı olduğundan bahisle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat davasının CMK 142. maddesinde belirtilen süre içinde açılmadığı anlaşıldığından, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2020/320 Esas, 2020/824 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Akşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde karar verildi.