Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10122 E. 2024/6569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10122
- Karar No
- 2024/6569
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/162 - 2021/183 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.06.2020 tarihli 2017/2516 Esas, 2020/3222 Karar sayılı ilamı ile, "14.10.2014 tarihli görgü tespit tutanağına ilişkin olarak, Harran Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulup, dava açılması halinde dosyanın incelemeye esas dosya ile birleştirilip sonucuna göre TCK’nın 43. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığa ek savunma hakkı verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; 1- Sanık hakkında, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis ve 5 tam gün karşılığı adli para cezasından, TCK’nın 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak belirlenen 2 yıl 6 ay hapis ve 6 tam gün karşılığı adli para cezasından, TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim uygulanarak netice cezanın 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesi gerekirken, hesap hatası yapılıp, sanığın yazılı şekilde 1 yıl 13 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı, 2- T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" gerekçesi ile hükmün bozulduğu, bozma ilamı üzerine mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2, 53. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 1 yıl 13 ay hapis ve 100 TL tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; alt sınırdan ceza verilip, hükmün ertelenmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dosya kapsamında mevcut 14.05.2013 tarihli durdurma yapı tatil zaptında, sanık tarafından inşa edilen 7 x 8 metre ebatlarındaki yapının briketleri örülmüş ve üstü kapalı vaziyette olduğunun tespit edildiği, dava konusu yapıya ilişkin olarak tanzim edilen 14.10.2014 tarihli görgü tespit tutanağında ise, 7 x 8 metre ebatlarındaki tek katlı binanın kapı pencerelerinin takılı, dış sıvasının yapılı, pencerelerinde demir korkuluk olduğunun, elektrik ve su tesisatının bulunduğunun, içerisinde oturulur vaziyette olduğunun belirlendiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, 14.10.2014 tarihli eylemlere ilişkin olarak dava açılmasının sağlandığı ve açılan davanın incelemeye esas dosya ile birleştirildiği anlaşılmakla, sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "14.05.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Mahkemece bozma ilamı öncesi 24.02.2015 tarihli karar ile sanığın neticeten 1 yıl 13 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.06.2020 tarihli 2017/2516 Esas, 2020/3222 Karar sayılı bozma ilamı ile sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak hükmün bozulduğu anlaşılmakla; 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak, infazın 1 yıl 13 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden yapılacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün (4). fıkrasının çıkarılarak yerine, "24.02.2015 tarihli hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 1 yıl 13 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.