Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10082 E. 2025/5675 K.

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10082
Karar No
2025/5675
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5158 E., 2020/1132 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eylemin bilinçli taksirle işlendiği kabulünün yerinde olmadığına, kusur durumuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, ceza miktarına, alt sınırdan gerekçesiz şekilde uzaklaşıldığına, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri ise; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın tam kusurlu olduğu ve ceza miktarının az olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; tanık ... E.'nin avcılıkla uğraşan arkadaşı sanık ...'a, ay çiçeği tarlasına giren yaban domuzlarının verdiği zararlardan bahsederek sanıktan bu hususta yardım istediği, avcılık belgesi ve ruhsatlı av tüfeği olan sanığın yardımı kabul etmesi üzerine olay tarihi olan 30/09/2018 günü tanık ile sanığın, tanık ...'a ait tarlaya gittikleri ve yaban domuzlarını beklemeye başladıkları, bir müddet bekledikten sonra yaban domuzlarının gelmemesi üzerine tanık ...'ın sanığa tarlanın biraz üst kısmında bulunan diğer tarlaya giderek torpil patlatacağını, böylece yaban domuzlarının ürkerek sanığın bulunduğu tarafa gelmelerini sağlayacağını belirttiği ve kendi tarlasının daha yukarısındaki bahsettiği tarlaya gittiği, sanığın ise bulunduğu yerde kalarak mevzilendiği ve beklemeye başladığı, bir süre sonra saat 01:00 sıralarında ölen ... ve oğlu katılan ...'in tesadüfen birlikte sanığın bulunduğu mevkiiden geçtikleri esnada, sanığın domuzların geldiğini düşünerek ruhsatlı av tüfeği ile ölen ve katılanın bulunduğu noktaya doğru tek el ateş ettiği, sanığa ait bu av tüfeğinden çıkan fişeğin parçalanarak gitmesi sonucunda ...'in sağ kulak arka bölgesinden yaralandığı, katılan ...'in de sağ yan böbrek üstünden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek biçimde yaralandığı, ...'in bu yaralanma neticesinde öldüğü olayda, sanığın profesyonel avcı olması, uzun yıllardır avcılık işiyle uğraşıyor oluşu, sanığın gerek aldığı avcılık eğitimi, gerekse o akşamki konum ve durumu itibariyle sanığın gece vakti de olsa yol olarak kullanılan bu yerden araç veya yayaların geçebileceğini öngörmesi gerekirken öngörmemesi, tecrübeli bir avcı olmasına rağmen av tüfeği ile karanlıkta, hedefte insan olabileceği ihtimalini gözardı ederek ve kendi beyanında da belirttiği üzere domuz olarak nitelendirdiği ancak tamamını net olarak görmediği sadece ayaklarını gördüğü cisme doğru ateş etmiş olması, ateş etmeden öncesinde deneyimli bir avcıdan beklenecek biçimde herhangi bir ikazda bulunmamış olması, profesyonel ve tecrübeli bir avcı olması nedeniyle daha basiretli ve öngörülü davranması ve olay yerinde kullanılan bir yol bulunması dolayısıyla çevrede insanların bulunma ihtimalini mutlaka değerlendirmesi gerektiği ve sanığın olay sonrasında yapılan ölçümde 0,31 promil alkollü olduğunun anlaşılmış olması hususları dikkate alındığında, sanığın eylemini bilinçli taksir ile işlediği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10082, K. 2025/5675, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10082-e-2025-5675-k-e8fe18794e51