Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/6576 E. 2023/3926 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/6576
- Karar No
- 2023/3926
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/85 E., 2015/558 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2013/85 Esas, 2015/558 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Sanık ...'ün Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2013/85 Esas, 2015/558 Karar sayılı kararına, duruşmada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakat etmediği, beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile itirazı üzerine mahkemece sanığa duruşmada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat edip etmediği hususu sorulmadığından, itirazının kabulü ile, dosyanın sanık ... ve 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden yeniden ele alınmasına karar verilerek, Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2013/85 Esas, 2015/558 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine, ek kararın asıl kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2020 tarihli ve 2016/37758 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Beraat kararının bozulması gerektiğine, 2.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1.Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2013/85 Esas, 2015/558 Karar sayılı kararında; "Sanık ...'ün ise atılı suçları inkarı ve tanık ...'ın beyanı da dikkate alındığında sanığın atılı suçu işlemediği anlaşılmasına karşın sehven 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçu bakımından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanığın üzerine atılı genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ise beraatine karar verilmiştir." denilmektedir. 2.Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2013/85 Esas, 2015/558 Karar sayılı ek kararında, "Sanıkların olay günü tarihi eser bulmak amacıyla bu amaca uygun ve Kılbasan Jandarma Karakol Komutanlığında mühürlenerek muhafaza altına alınan iki adet kazma, iki adet kürek, birer adet siyah el feneri, dürbün, alet çantası, balyoz, ucuna hilti takılmış boch marka matkap, rainbow marka LT 950 DC seri nolu jenaratör, 25 m uzunluğunda seyyar kablo, 5 adet patlamaya hazır dinamit ve 2,5 litrelik pet şişe içinde benzin ile olay yerinde yakalandıkları, sanıkların olay yerinden kaçtıkları sırada yakalanarak tespit edildikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır. Sanık ... atılı suçlamayı kabul etmediğini, diğer sanıklar ... ve ...'i tanımadığını, neden kendisinin ismini verdiklerini bilmediğini savunmuştur. Mahkememizce olay yerinde keşif yapılmış ve arkeolog bilirkişi raporunu sunmuştur. Yukarıda açıklanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ün atılı suçları inkarı, yine diğer sanıkların savunmaları ile tanık ...'ın beyanı dikkate alındığında sanığın atılı suçu işlemediği, tanık ...'in "sanıklar ... ve ...'u tanıdığı ve sanık olarak ismi geçen ...'ü tanımadığı, ...'in soyismini ... olarak bildiğini ve o sebeple ifadesinde ... isminden bahsettiğini ancak kastettiği kişinin huzurdaki ... olduğu" şeklindeki beyanından da anlaşılacağı üzere sanık ...'ün atılı suç ve eylemle bir alakasının bulunmadığı, sanığın isminin tanık ...'ın yanlış beyanı nedeniyle olaya dahil edildiği, sanığın atılı suçu işlemediği sabit olduğundan sanığın beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir. 3. Sanık ... savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı anladım, ancak kabul etmiyorum, ben diğer sanıklar ... ve ...'u tanımıyorum, onlar neden benim ismimi verdiler bilmiyorum, ben kesinlikle anlatılan şekilde define aramadım, kazı yapmadım, ayrıca korku, kaygı yaratacak şekilde silahla ateş etmedim, ben olay yerinde değildim, daha önce bu konuda da ifade vermedim, sanırım isim karışıklığı nedeni ile benim hakkımda dava açılmış, suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum." demiştir. 4. Temyiz dışı sanık ... savunmasında; "Ben olay tarihinde sanık ... ile birlikte araçlara otostop çekerek gezme amacı ile olay mahalline gittik, arazide gezmekteyken terkedilmiş kazma kürek ve toprağın eşilmiş olduğunu gördük, bu eşyaları kontrol etmekteyken jandarma geldi, jandarmanın ateş etmesi üzerine panikleyerek olay mahallinden kaçtık, ancak gelen şahıslar jandarma buraya gelin diye söylemeleri üzerine geri döndük, suçla ilgim yoktur, beraatimi istiyorum, jandarma ilk geldiğinde ben olay yerinde bulunan aletlerin sahipleri zannettim, bizim yanımızda silah, patlayıcı madde vs herhangi bir şey yoktu, silahla ateş etmiş de değiliz." demiştir. 5. Temyiz dışı sanık ... savunmasında; "Ben atılı suçlamayı kabul etmiyorum, jandarmaya verdiğim ifadeyi aynen tekrar ederim, define bulmak amacı ile kazı yapmış değiliz, ayrıca silahla da ateş etmiş değiliz, benim ruhsatlı bir tüfeğim vardır, bu tüfek evimde durmaktadır, beraatimi istiyorum." demiştir. 6. Tanık ..., temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in de hazır bulunduğu 11.06.2013 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben sanıklar ... ve ...'u tanırım, sanık olarak ismi geçen ...'ü tanımam ben ...'in soyismini ... olarak biliyordum, o sebeple ifademde ... isminden bahsettim ancak benim kastettiğim şahıs huzurdaki ...'dir olay günü kendileri ile telefonda görüştük yüz yüze görüşmedik, benden ekmek, su, mangal yapmak için malzeme istediler, ben de bu malzemeleri motosikletle Kılbasan kasabasına giderek aldım, sanıklara vermek için gitmekteyken kayınvalidem beni uyardı, kendisi arazide koyun gütmekteydi, jandarmaların o tarafa doğru gittiklerini söyledi, ben de durumdan panikleyerek geri malzemelerle eve döndüm, bilgim bundan ibarettir." demiştir. IV. GEREKÇE 1.Olay günü saat 14.10 sıralarında kolluk ekiplerince devriye görevi ifası sırasında patlama sesinin duyulduğu, olay bölgesinden ormanlığa doğru kaçan iki şahsın görüldüğü, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in yakalandığı, olay yerinin incelenmesinde, dinamit patlatılması sonucu kayaların parçalanmış olduğu, izlerin daha yeni olduğu, yeni kazılmış tazelikte olduğu, henüz patlamayan kayaların içerisinin de hilti ile delinerek dinamit konulacak şekilde açılmış olduğu, olay yerinde kazıya yarar aletlerin ele geçirildiğinin tespit edildiği, sanık ...'ün üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, isim benzerliği nedeniyle yargılandığını, olay yerinde olmadığını beyan ettiği, tanık ...'ın, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in de hazır olduğu durulmadaki beyanında, sanıklar ... ve ...'u tanıdığını, sanık olarak ismi geçen ...'ü tanımadığını, ...'in soy ismini ... olarak bildiği için kolluktaki ifadesinde ... isminden bahsettiğini, ancak kastettiği kişinin huzurdaki ... olduğunu beyan ettiği dosya kapsamında, sanık ...'ün üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, olay yerinde yakalanmadığı, tanığın da beyanında soy isim karışıklığı nedeniyle ...'ün ismini verdiğini beyan ettiği anlaşılmakla, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın kabulü ile sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2013/85 Esas, 2015/558 Karar sayılı ek kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.