Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5173 E. 2024/2106 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5173
Karar No
2024/2106
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/11 E., 2015/634 K. SUÇ : Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek, şantaj HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2 ve 53/1. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, şantaj suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 107/2 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile katılanın sosyal medyadan tanıştıkları, katılanın sanığa çıplak fotoğrafını gönderdiği, sanığın katılandan daha fazla fotoğraf istediği katılanın kabul etmemesi üzerine sanığın katılanın istediğini yapmaz ise fotoğrafını yayacağını söylediği ve sanığın bahse konu katılanın çıplak fotoğrafını sosyal medyada paylaştığı olayda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2 ve 107/2. maddelerinde düzenlenen özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek ve şantaj suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; A) Şantaj suçu yönünden; Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın istediklerini yapmaması halinde katılanın çıplak görüntüsünü yayacağına dair korku olduşturduğu olayda; Anayasa Mahkemesinin TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazet'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiş, eleştirilen husus dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak oybirliğiyle ONANMASINA, B) Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçu yönünden; Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın katılanın çıplak görüntüsünü kaydettiği olayda; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.2015 tarihli, 2014/14-603-2015/66 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; katılanın cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntülerini, onun bilgisi dışında temin edilmesi eyleminde TCK'nın 134. maddesinde tanımlanan özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçunun yanı sıra toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki resimlerin temin edildiği sırada 12 yaşındaki katılana ait müstehcen görüntünün cep telefonuna depolanması nedeniyle 226/3. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunun da oluştuğu, bir fiili ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun aynı Kanun'un 139 uncu maddesi gereğince şikayete tabi olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/5173, K. 2024/2106, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-5173-e-2024-2106-k-aad738c52651