Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5082 E. 2023/5382 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/5082
- Karar No
- 2023/5382
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/51 E., 2016/182 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 04/05/2016 tarihli ve 2016/51 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24/09/2020 tarihli ve 2016/258166 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebebi; 1-Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2-Diğer sebeplere, İlişkindir. Katılan vekilinin temyiz sebebi, 1- Olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunduğuna ve eksik ceza uygulandığına, 2- Diğer sebeplere, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Yerel Mahkemenin Kabulü; "Sanık ...’nun olay tarihinde sevk ve idaresindeki 16 YS 884 plakalı otobüs ile seyri sırasında Bursa- Çanakkale karayolunun 86. km'sinde yolun sağında şarampole yuvarlanarak takla attığı ve otobüs içerisinde yolcu olarak bulunan makulün kaza nedeni ile hayatını kaybettiği, katılan ...'ün ise hayati fonksiyonlarına etkisi 2 (orta) düzeyde hayati tehlikeye yol açmayacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı" belirtilmiştir. 2. Sanık sürücü aşamalarda, kaza öncesi hızının 30-35 km olduğunu, kötü hava şartları nedeni ile yavaş seyrettiğini ancak rüzgar sebebiyle aracın kaydığını, olay tarihinde aynı yerde veya yol üzerinde diğer firmalardan kaza yapan olmadığını çünkü yola devam etmeyip ileride yol üzerinde durduklarını, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. 3. Katılan, olay nedeni ile sanıktan şikayetçi olduğunu ve katılma talebinde bulunduğunu beyan etmekle hakkında katılma kararı verilmiştir. 4. Kaza tespit tutanağında, kaza anında gün durumunun gece, kaza mahallinin meskun mahal dışında bölünmüş devlet karayolu olduğu, havanın tipi şeklinde karlı ve zeminin karla karışık buzlu olduğu, aydınlatmanın bulunmadığı ile sanık sürücünün 2918 sayılı Kanun Karayolları Trafik Kanunu'nun(2918 sayılı Kanun) 52/1-b maddesinde düzenlenen "Araçların hızlarını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. 5. Kovuşturma aşamasında, yapılan keşif üzerine düzenlenen 25/04/2016 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda, "Sanık sürücünün gece vakti rüzgarlı, karlı ve buzlu yolda 30-55km hız aralığında seyrettiği esnada hızını azaltmak için kaygan zeminde fren tatbik etmesi sonucu araç hakimiyetini kaybederek yolun sağından yoldan çıkarak kazaya neden olduğu anlaşılmıştır. " denmek suretiyle sonuç olarak 2918 sayılı Kanun'un 52/1-b maddesine aykırı davranışı ile kaygan zeminde hatalı fren yaparak kazaya neden olduğundan sanık sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. 6. Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18/02/2015 tarihli ölü muayene tutanağında, kişinin ölümünün, trafik kazası ile husulü mümkün genel vücut travması ve boyun bölgesinde meydana gelen kırık nedeni ile solunum ve dolaşım durmasına bağlı meydana geldiği belirtilmiştir. 7. Temyiz dışı katılan yolcu ...'ün yaralanmasının niteliğine ilişkin olarak düzenlenen Bandırma İlçe Devlet Hastanesinin 20/04/2015 tarihli kati doktor raporunda "hayati tehlikesi yok, basit tıbbi müdahale ile geçmez, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi orta (2) derece" olduğu belirtilmiştir. 8. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. AI-Sanık müdafinin, eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Olay ve olgular kısmında yer verilen, oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun bulunmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. AII- Diğer temyiz sebepleri yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. BI-Katılan vekilinin, olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunduğuna ve sanık hakkında eksik ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekir, bu kapsamda inceleme konusu somut olayda oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olarak meydana getirdiği, bilinçli taksir unsurlarını ihtiva etmeyen kaza sonucu bir kişinin ölümüne bir kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin esas mahkemenin kararı adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek hukuka uygun bulunmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. BII- Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün AI, AII ve BI, BII numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle Bursa 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 04/05/2016 tarihli ve 2016/51 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.