Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/1778 E. 2024/5514 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1778
Karar No
2024/5514
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/308 E 2019/900 K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2013/341 Esas, 2014/476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, bu kararın katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 08.02.2018 tarihli ve 2016/860 Esas, 2018/1238 Karar sayılı kararı ile "eksik araştırma ve isabetsiz gerekçe ile sanık hakkında beraat hükmü kurulmasının kanuna aykırı olması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2.Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2015 tarihli ve 2014/792 Esas, 2015/848 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65/1-b, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, bu kararın sanığın temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2016/1646 Esas, 2018/5630 Karar sayılı kararı ile "olay yerinde keşif yapılarak suçun unsurlarının tam olarak tespit edilmesi ve benzer nitelikteki dosyalar ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin ve sank hakkında açılan davaların mükerrer olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2014/672 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65/1-b, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, bu kararın sanığın temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2018/2166 Esas, 2018/5634 Karar sayılı kararı ile "olay yerinde keşif yapılarak suçun unsurlarının tam olarak tespit edilmesi ve benzer nitelikteki dosyalar ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin ve sank hakkında açılan davaların mükerrer olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2014/580 Esas, 2015/5569 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65/1-b, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, bu kararın sanığın temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2018/1951 Esas, 2018/5633 Karar sayılı kararı ile "olay yerinde keşif yapılarak suçun unsurlarının tam olarak tespit edilmesi ve benzer nitelikteki dosyalar ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin ve sank hakkında açılan davaların mükerrer olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bozma üzerine Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 2018/717 Esas 2018/789 Karar sayılı , 2018/714 Esas 2018/786 Karar, 2018/716 Esas 2018/787 Karar sayılı dosyalarının 2018/308 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, Çay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.11.2019 tarihli ve 2018/308 Esas, 2019/900 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, birleşen 2018/706(714), 2018/716 ve 2018/717 Esas sayılı dosyalara konu suç yönünden, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun’un 43/1, 62/1, 52/2-4, 53 ve 54/1. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve biçerdöverin müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri;Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça konu araziler üzerindeki sit alanı kararının kalktığına, suça konu alanda zarar meydana gelmediğine, müsadere kararının hakkaniyete aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanığın dava konusu olan ve suç tarihinde Akşehir Gölü I. Derece doğal sit alanında bulunan araziyi sürmek suretiyle fiziki müdahalede bulunduğu iddiasıyla kamu davası açıldığı, mahkemece sanığın beraati yönünde verilen karara karşı katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/860 Esas ve 2018/1238 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, Yargıtay ilamında belirtilen, ayrıca daha önce hüküm verilmiş olup da ilgili Yargıtay kararları doğrultusunda birleştirme talep edilen dosyaların Çay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/308 esas sayılı dosyası üzerinde birleştirildiği, bozma ve dosyaların birleştirilmesi sonrasında dava konusu yerde keşif yapılarak rapor alındığı, keşif tarihi itibariyle ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; doğal bitki örtüsüne ve ekolojik dengede herhangi bir bozulmanın olmadığı, arazinin doğal bitki örtüsü ve otlu yapısıyla bulunduğu yönünde tespit yapıldığı, bu hususun keşif esnasında mahkemece de gözlemlendiği, teknik bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi tarafından, sanığın eylemine konu olan ve koordinatlarla belirlenen noktalar tespit edilmiş, birleşen 2018/715 Esas sayılı dosyaya konu arazinin haricinde diğerlerinin birbirine çok yakın veya iç içe olduğunun görüldüğü, sanığın dava konusu SİT alanını zirai amaçlı olarak sürdüğü tüm dosya kapsamından sabit görülmekle, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma durumunun söz konusu olup olmadığı hususunda, 2018/706 Esas sayılı dosyala konu suçla, 2018/717 Esas sayılı dosyaya konu suçun tarihlerinin aynı olduğu, 2018/706 Esas sayılı dosyaya konu arazi parçasıyla 2018/716 Esas sayılı dosyaya konu arazinin de aynı yer olduğu tespit edilmiştir. 2018/706, 2018/716 ve 2018/717 Esas sayılı dosyalara konu suçlar yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sonucuna varılarak sanığın neticeten 2 yıl 1 ay 5 gün karşılığı 100 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, her ne kadar suçta kullanılan ... plakalı traktörün ve biçerdöeverin birleşen 2018/717 Esas sayılı dosyasında müsaderesi talep edilmiş ise de traktörün müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığından TCK 54/3. maddesi uyarınca traktörün müsaderesine yer olmadığına ancak 2018/717 Esas dosyasında yer alan 13.07.2014 tarihli tutanakla sanığa teslim edilen biçerdöverin TCK 54/1. maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir. Her ne kadar ...'nün 06.12.2018 tarihli yazısıyla suça konu arazi parçalarının doğal sit - nitelikli koruma alanı olarak güncellenen doğal sit alanları kapsamında kalmadığı yönündeki yazısı dosya arasına alınmış, sanık müdafi de suçun konusuz kaldığı yönünde savunma yapmışsa da, 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesinde düzenlenen eylemin suç olmaktan çıkarılmaması sebebiyle sanık müdafinin savunmasına itibar edilmeyerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında I. Derecede doğal sit alanı üzerinde izinsiz tarımsal faaliyette bulunduğu sabit görülerek mahkemece hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 06.12.2018 tarihli yazısı ile koordinat bilgileri gönderilen alana ait ölçü krokisi ve harita üzerinde yapılan incelemelere göre söz konusu alanın "Doğal sit-Nitelikli Koruma Alanı" olarak güncellenen doğal sit alanları kapsamında kalmadığının tespit edilmesi karşısında, mahkemece suça konu alanların doğal sit alanı içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenerek, TCK 7. maddesi de dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Çay Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/1778, K. 2024/5514, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-1778-e-2024-5514-k-2df82879f016