Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/1368 E. 2024/1173 K. – Özel Hayatın
Konu: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/1368
- Karar No
- 2024/1173
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2.cümle, 43/2, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin reddi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz sebepleri; usul ve kanuna aykırı hüküm kurulduğuna, suçsuz olduğuna, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; mağdurların rızası dışında cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin özel hayat kapsamında sayılan görüntülerini kaydeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümlesindeki görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığa isnat edilen ve TCK'nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olduğu, mağdur ...'ın soruşturma aşamasında alınan 13.03.2016 tarihli beyanıyla sanıktan şikayetçi olmadığı, mağdure Fadime'nin kovuşturma aşamasında alınan 15.05.2016 tarihli beyanıyla sanıktan şikayetçi olmadığı tespit edildiği, sanığın açıkca şikayetten vazgeçmeye karşı koymadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle TCK’nın 139/1, 73/1 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Divriği Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; CMK’nın 223/9. maddesi hükmü de nazara alınarak, sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 134/2, 139/1, 73/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.