Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12316 E. 2024/6001 K.

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/12316
Karar No
2024/6001
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/270 E., 2016/564 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma - Bozma Sanık ... hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafii, sanık ... hakkında kurulan hükmün sanığın kendisi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirliğe karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... yönünden taksirli suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ve 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi gereğince hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına eksik gerekçe belirtmek suretiyle karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan, sanık ... yönünden ise taksirli suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan bahisle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nın ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri, ayrı ayrı kusur durumuna ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'nın sahibi olduğu tadilat gören dairede elektrik işlerini sanık ...'nun yaptığı, sanık ...'nun elektrik tesisatı için kablo kanallarını hazırladığı, odalardan yalnızca birine sonraki işlemler için elektrik bağlantısı kurduğu, sanık ...'nın oğlunun da işlere yardım için evde bulunduğu sırada, strafor yapımında kullanmak üzere alçı yapmak amacıyla babasına ait ara kabloya bağlayarak el matkabını çalıştırıldığında yanında bulunan arkadaşı 1999 doğumlu Samet'in kablodan geçen elektrik akımına kapılarak ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece sanıkların neticeye asli kusurlarıyla sebep oldukları kabul edilerek, haklarında ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A)Sanık ... Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-)Taksirli suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2-)5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında “Şartları oluşmadığından” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B)Sanık ... Yönünden Dosya kapsamı, olayın gerçekleşme şekli ve mevcut bilirkişi raporları gözetildiğinde, mahkemenin sanık hakkında verdiği mahkumiyet kararına ilişkin gerekçesini dosyayla uyumlu yeterli şekilde açıkladığının anlaşılması karşısında bu hususta bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-)Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2-)5237 sayılı Kanun'un 58/4. maddesi gereğince kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 27.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün ikinci fıkrasının güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin 3 ve 5. paragraflarının hükümden çıkartılmak suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/12316, K. 2024/6001, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-12316-e-2024-6001-k-b53f7bb47a4a