Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11604 E. 2024/4366 K.

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/11604
Karar No
2024/4366
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/4 E., 2016/48 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 50/6. ve 53/6. maddeleri uyarınca 48.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurlu olmadığına, yolun kusurlu olduğuna, ceza tayininde alt sınırdan çok fazla uzaklaşıldığına, sürücü belgesinin bir sene geri alınmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde sanığın idaresindeki yolcu otobüsü ile meskun mahal dışında, bölünmüş, tek yönlü, 7 metre genişliğinde, tehlikeli virajlı, buzlanma bulunan ve 70km/s hız limiti bulunan yolda gece vakti, alınan takograf kaydına ve tutanak içeriğine göre hız limitini %30 oranında aşarak olay mahalline geldiğinde virajı dönerken otobüsün kontrolünü kaybederek yolun gidiş istikametine göre sağından yoldan çıkarak şarampole düşüp orada bulanan çeşmenin duvarına yan yatarak çarpması sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan ...'nın vefat ettiği ve on üç kişinin yaralandığı olayda tam kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 esas, 2018/20 karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 esas, 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. madde ve fıkrasının yanı sıra TCK'nın 50/6. madde ve fıkrasının uygulanması, bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tam kusurlu sanık hakkında, maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 2-Dosya kapsamına göre kazanın meydana geldiği yolun tehlikeli virajlı ve aralık ayı olması dolayısıyla buzlanma bulunan bir yol olduğu, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, takograf çıktısı ve tutanaklara göre sanığın bu yolda yasal hız limiti olan 70 km/s hız limitini kaza anında %30 oranında aştığının tespit edildiği, personel dahil 48 kişinin bulunduğu bir yolcu otobüsünü kullanan sanığın, gece vakti, tehlikeli viraj bulunan ve buzlanmanın mevcut olduğu yolda, yolun ve hava şartlarının özelliklerini de göz önüne alarak daha düşük hızla, dikkatli ve tedbirli şekilde seyretmesi gerekirken, aktarılan şekliyle olay mahallinin özelliklerini dikkate almaksızın hız limitinin üzerinde bir hızla, tedbirsiz ve özensiz seyretmesi nedeniyle hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/11604, K. 2024/4366, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-11604-e-2024-4366-k-e8cf1ef3d84c