Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10948 E. 2024/4381 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10948
- Karar No
- 2024/4381
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/636 E. 2016/59 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükmün; sanık ... ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar ... ile ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1, 50/4-1a,52/4 ve 53/6.maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süreyle ehliyetlerine el konulmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; 3 ay süreyle ehliyetine el konulması kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24.05.2012 günü ... Fabrikası şantiye alanında, çelik konstrüksiyon işi yapan ... Çelik isimli firmada montaj yardımcısı olarak çalışan ...'nın, vinçle kaldırılan profil demir malzemeleri çatıya yerleştirilmesi esnasında, sanık ...'ın kullanmış olduğu vinçle kaldırılan demir profil malzemenin ...'ın üzerinde olduğu demir profil malzemeye çarpması neticesinde yaklaşık 3 metre yükseklikten aşağıya düştüğü ve üzerine 960 kg ağırlıkta olan demir profil malzemesinin üstüne düşmesi sonucu öldüğü olayla ilgili yürütülen soruşturma neticesinde haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ... ile ... hakkında Kocaeli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2013 tarihli ve 2012/794 esas, 2013/490 1 sayılı kararında yargılama aşamasında kusur durumunun tayini amacıyla, İnşaat mühendisi, İş güvenliği Uzmanı ve Makine Mühendisi tarafından oluşan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 25.09.2013 bilirkişi raporunda; ..., ...'ın tali kusurlu olduklarının tespiti tespiti karşısında ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde ilgililer hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmakla yapılan incelemede; kovuşturma aşamasında alınan A sınıfı iş güvenliği uzmanlarında oluşan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 06.05.2015 tarihli raporda; ölen ...'ın, yüksekte ve düşme riski olan yerde çalışırken emniyet kemerini kullanmaması ile vincin yük kaldırma- taşıma bölgesinden uzak durmaması sebebiyle tali kusurlu olduğu, sanık ...'ın, etraftan işçilerin bulunmasına rağmen vinçle yükü kaldırıp taşımaya devam etmesi ile vinçle hızlı hareket etmesi sebebiyle tali kusurlu olduğu, sanık ...'ın ise vinçle kaldırılıp taşınan malzemeye bağlı olan iple malzemeyi yönlendirme ve vinç operatörünü yönlendirme görevini gereği gibi yapmaması sebebiyle tali kusurlu olduğu belirtildiği, mahkemece tali kusurlu kabul edilen sanıkların üzerine atılı bulunan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A.Sanık ... Yönünden; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 06.11.2018 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B.Sanık ... Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; TCK'nın 53/6.maddesinde belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde üç aydan üç yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, somut olayda vinç operatörü olan ve vinci kullanan sanık hakkında operatör belgesinin geri alınması yerine 3 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibaresinin çıkarılarak yerine '' operatörlük belgesinin'' eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.