Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10630 E. 2024/3159 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10630
- Karar No
- 2024/3159
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/534 E., 2016/201 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 8 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz isteği; kusur tespitine, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine, sanığın kusurunun bulunmadığına, sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasının gerekçesinin olmadığına, kararın sanık lehine bozulması talebine ilişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz isteği; cezanın üst sınırdan verilmemesi ve paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 08:00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki 81 AJ 162 plakalı motosiklet ile Aydınpınar istikametinden Duraklar istikametine doğru meskun mahalde, iki şeritli bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde sağa doğrutu değiştirme manevrası yaptığı sırada motosikletinin sağ ön kısmına, arkasından aynı istikamete doğru seyir halinde olan ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 81 EL 426 plakalı motosikletin ön kısmıyla çarpması sonucu sürücü ...'ın öldüğü, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 29/09/2015 tarihli raporuna göre, sanığın sevk ve idaresindeki motosiklet ile olay mahallinde sağa doğrultu değiştirme manevrasını; döneceği yere gelmeden evvel kontrollü bir şekilde yolun en sağına geçerek yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, sağ gerisinden gelmekte olan ölen sürücü idaresindeki motosikletin hızını ve konumunu dikkate almadan kontrolsüzce gerçekleştirdiği sağa doğrultu değiştirme manevrası neticesinde diğer motosikletin istikamet şeridini kapattığı, sağa dönüş kurallarına uymadığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 8 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.