Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10359 E. 2023/5253 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/10359
Karar No
2023/5253
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/367 E, 2015/690 K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2012/367 Esas, 2015/690 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; 1.Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Diğer temyiz nedenlerine ilişkin. III. OLAY VE OLGULAR A.Yerel mahkemenin kabulü; "Suç tarihinde Afyonkarahisar 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 09.02.2012 gün, 2012/44 sayılı Arama ve El Koyma Kararına istinaden İzmir-Uşak Karayolu üzerinde Özdilek kavşağında sanıkların içerisinde bulundukları ... plaka sayılı araçta ve sanıkların üzerlerinde kolluk görevlilerince yapılan aramada 14.02.2012 tarihli tutanakta sayı ve nitelikleri belirtilen eserlerin ele geçirildiği, 27.11.2014 tarihli teknik bilirkişi raporunun sonuç bölümünün 1 nolu paragraflarında belirtilen bronz sikkenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 23 üncü maddesinin a bendi kapsamına giren tasnif ve tescile tabi taşınabilir kültür varlığı, 2 nolu paragrafında belirtilen Osmanlı dönemine ait sikkelerin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 18 inci maddesinin a bendi ile değişik kapsamına giren tasnif ve tescile tabi taşınabilir kültür varlığı, 3 nolu paragrafında grup b maddesinde yer alan taklit sikkelerin sahte olup 2863 sayılı Yasa kapsamına girmedikleri, 4 nolu paragrafta 3. gruptaki el yazması ile 4 ve 5. gruptaki penezlerin aynı yasanın 23 üncü maddesinin a bendi ile değişik hükmüne göre etnografik nitelikte eserler olduğunun anlaşıldığı, böylelikle sanıkların 2863 sayılı Kanuna Muhalefet suçunu işledikleri sabit görülmekle, verilen ek savunma hakkı uyarınca eylemlerine uyan 2863 Sayılı Kanunun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Sanık ...'ye ceza verilirken suçun işleniş biçimi, suçun konusu önem ve değeri göz önünde bulundurularak asgari hadden ayrılma gereği duyulmamış, sanığa verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen güvenlik tedbirleri uygulanmış, sanığın daha önce yargılandığı kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu, silinme şartının gerçekleştiği anlaşılmakla birlikte hakkında Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/468-144 E.K. sayılı HAGB kararında belirtilen denetim süresi içerisinde iddiaya konu kasıtlı suçu işlediği, böylelikle yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat edinilmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına takdiren yer olmadığına, bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi hali göz önüne alınarak adli para cezasının beher günü takdiren 20 TL'den adli para cezasına çevrilmiştir." şeklinde mahkemesince karar verilmiştir. B.Sanık ... savunmasında; "Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim o ifademi aynen tekrar ederim, ben Turgutlu da ikamet ederim, arkadaşım ... bana Ankara'ya gideceğini bana kendisine refakat edip edemeyeceğimi sordu ben de daha öncesinde Ankara'yı bildiğim için kabul ettim, beraber kiralık olan ... plaka sayılı ... ile yola çıktık, Ankara ya vardık, Hekim bana bir işi olduğunu söyledi, bir arkadaşı ile buluştu, döndüğünde siyah deri kaplı bir defter vardı, ben de defteri açıp baktığımda kılıç resimleri, arapça yazılar gördüm, kendisine bu defteri nereden aldığını sordum, kendisi bana 5.000,00 ve 6.000,00 TL ye aldığını söyledi, beraber dönüş yapmak istedik, Afyon Karahisar yol çıkışında kolluk görevlileri tarafından durdurulduk, ... üzerinde yapılan aramada söz konusu kitabı buldular, ayrıca bagajda bulunan çanta içerisinde sikkeleri de buldular, ben sikkelerin araçta olduğunu bilmiyordum sadece el yazmalı kitabı görmüştüm, benim bu suçla her hangi bir ilgim veya alakam yoktur, bu olaya karışma sebebim sadece aynı araçta seyahat etmemdir, Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum, Öncelikle beraatıma, mahkemeniz aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum. Ayrıca hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumumun uygulanmasını kabul ederim dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. C.Sanık ... savunmasında; "... plaka sayılı aracı ben kiralamıştım. Ben ... ile birlikte suça konu eşyaları Ankara'dan almak için Ankaraya gitmiştim. ... Ankara'yı iyi bildiği için bana eşlik etmişti. Biz suç konusu eşyaları ... isimli bir şahıstan satmak amacıyla aldık. Bu şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini şu an hatırlayamıyorum. Ben aynı şekilde 2863 sayılı yasaya muhalefet ettiğim için hakkımda daha önceden de verilmiş mahkumiyet hükmü bulunmaktadır. Ancak ben yine ekonomik olarak sıkıntıya girdiğim için söz konusu sikkeler ile defteri arkadaşımdan alarak satmaya karar verdim. Suç işleme kastım bulunmadığından, öncelikle hakkımda beraatime karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan tüm hükümlerle birlikte HAGB'nin de uygulanmasını talep ediyorum, Uğur sadece bana Ankara'yı iyi bildiği için eşlik etti. Dava konusu olayla herhangi bir alakası bulunmamaktadır, dedi." şeklinde savunmada bulunmuştur. D.Mahkemece 14.11.2014 tarihinde keşif yapılmış akabinde arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup bilirkişilerce rapor tanzim edilmiştir. IV. GEREKÇE 14.02.2012 günü saat 15:20 sıralarında kolluk görevlilerince yapılan uygulama sırasında; sanık ...’nin ve temyiz dışı sanık ...’nin araçlarıyla birlikte uygulama noktasında durduruldukları, sanık ...'nin cüzdanının içerisinden iki adet altın olduğu değerlendirilen 2.1 cm çapında üzerinde bir delik ve Arapça harfler bulunan sikke bulunduğu ,... içerisinde yapılan aramada aracın bagaj kısmında siyah küçük spor çanta içerisinde sarı altın renkli üzerinde Arap alfabeleri ile yazılar bulunan madeni paraların ve Arap alfabesi ile yazılı bir adet eski defterin bulunduğu, 16.02.2012 tarihli müze müdürlüğü raporunda suça konu sikkelerin bir kısmının 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğu,el yazması kitabın 2863 sayılı Kanuna göre tescile tabi olmaksızın yurt içinde alınıp satılabilen etnografik nitelikte eser olduğu, 650 adet penezin taklit ürün olduğunun bildirilmesi üzerine sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece 14.11.2014 tarihinde yapılan keşif akabinde alınan bilirkişi raporunda; 3 adet altın sikkenin 2863 sayılı Kanun kapsamında tescil ve tasnife tabi taşınır kültür varlığı olduğu,1079 adet sikkenin sahte olduğu, el yazması ve penezlerin yurt içinde alımı satımı serbesttir hükmüne göre etnografik nitelikteki eserler olduğunun bildirildiği anlaşılmakla; sanığın üzerinde çıkan eserleri ticari amaçla aldığına dair, savunmasının aksine bir delil bulunmadığı, bu hali ile sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70 inci maddesinde hükme bağlanan “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturacağı anlaşılmakla; sanık hakkında hatalı nitelendirme ile aynı Kanunun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2012/367 Esas, 2015/690 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/10359, K. 2023/5253, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-10359-e-2023-5253-k-3d21a7f6d30e