Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10357 E. 2024/2398 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10357
- Karar No
- 2024/2398
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/562 E., 2016/136 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kusur tespitine, kaza esnasında iradesinin yerinde olduğuna, ölenin kaza anını videoya çekerken kaçamadığına buna ilişkin tanıkları olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 20:55'te, kazadan yaklaşık 2 saat 8 dakika sonra yapılan ölçüm sonucuna göre 0,83 promil alkollü vaziyette olan sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde, gece vakti 50 km/s hız sınırının olduğu bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde kendi beyanına göre önüne köpek çıkması nedeniyle manevra yapması sonrasında direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımına çarptığı ve sonrasında yaya kaldırımına çıkarak yaya ...'e çarptığı, çarpma sonrası 66,5 metre sürüklendikten sonra durabildiği, kaza sonucu yaya ...'in öldüğü olayda; mahkemece hükme esas alınan yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 23.02.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği ve Mahkemece sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Olay günü saat 20:55'te, kazadan yaklaşık 2 saat 8 dakika sonra yapılan ölçüm sonucuna göre 0,83 promil alkollü vaziyette olan sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde, gece vakti 50 km/s hız sınırının olduğu bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde kendi beyanına göre önüne köpek çıkması nedeniyle manevra yapması sonrasında direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımına çarptığı ve sonrasında yaya kaldırımına çıkarak yaya ...'e çarptığı, çarpma sonrası 66,5 metre sürüklendikten sonra durabildiği, kaza sonucu yaya ...'in öldüğü olayda; Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği; sanığın kazadan yaklaşık 2 saat 8 dakika sonra alkolmetre ile yapılan ölçüm sonucuna göre 0,83 promil alkollü olduğu dikkate alındığında, olay anında yaklaşık 1,15 promil alkollü olduğu; ayrıca keşifte dinlenen tutanak mümzilerinin anlatımları ve sanığın çarpma sonrası 66,5 metre mesafede durabildiği hususları dikkate alındığında, dosya kapsamında teknik anlamda hız tespiti bulunmasa dahi sanığın meskun mahal hız sınırının iki katına ulaştığı anlaşılmakla, eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Oluş, dosya kapsamı, sanığın savunması, keşifte dinlenen tutanak mümzi anlatımları, soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan olay esanasında ölenin yanında yaya olarak bulunan ...ve ...un beyanları, olay anını gösteren kamera görüntülerinin bulunamadığına dair 21.11.2015 tarihli araştırma tutanağı, bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, ayrıca yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 23.02.2016 tarihli raporun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla; sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamede eksik incelemeye dayalı bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "21.11.2015" olarak yazılması gerekirken, "22.11.2015" şeklinde yazılmış olması, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.