Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/8764 E. 2013/31259 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/8764
- Karar No
- 2013/31259
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Hüküm : TCK nın 179/3-2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmünün açıklanması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; 04.04.2008 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 179/3-2, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca verilen 500 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü kesin nitelikte ise de, bu hükümden sonra 03.04.2009 gün ve 25-30 sayı ile TCK'nın 179/3-2, 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ve bu mahkumiyet hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, akabinde deneme süresi içinde yeni bir suç işlenmesi nedeniyle hükmün 20.11.2012 tarihinde açıklanmak suretiyle varlık kazandığı, temyiz edilebilirlik şartlarının da 20.11.2012 tarihine göre değerlendirilmesi gerektiği, 14.04.2011 tarihinden sonra doğrudan hükmedilen 3000 TL ye kadar adli para cezalarının kesin nitelikte olduğu, hapisten çevrili olan adli para cezalarının ise hiçbir istisna öngörülmeksizin temyiz kanun yoluna tabi olduğu saptanarak yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’unun 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yalnızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Maden Sulh Ceza Mahkemesince, 03.04.2009 tarih ve 2009/25-30 sayılı karar ile sanığın TCK’nın 179/3-2,62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın denetim süresi içinde kasten işlediği genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan mahkemesince verilen 10.04.2012 gün ve 2012/14-337 sayılı mahkumiyet hükmünün 16.05.2012 tarihinde kesinleşmesi ve mahkemesine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının değerlendirilmesi için yapılan ihbar üzerine, hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak; 1-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi; 2-Açıklanmasına karar verilen 03.04.2009 tarihli ilk hükümde sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmediği halde, hükmün açıklanması sırasında anılan hak yoksunluklarının da uygulanmasına karar verilmesi; Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; 27.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.