Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/4703 E. 2013/27076 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/4703
- Karar No
- 2013/27076
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1-2-b, 31/3, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden 5237 sayılı TCK'da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış, takdiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı, tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceği "gibi" şeklinde ifade edilmiş; 765 sayılı TCK'nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca takdiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili takdirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili takdirin uygulanan diğer müesseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu ya da dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. İncelenen dosyada mahkemenin fiili takdirinde dosya kapsamı itibariyle bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Katılan mağdurun vücudunda kemik kırığı olacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına asli kusuru ile sebebiyet veren suça sürüklenen çocuk hakkında, alt hadden daha fazla uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Olay günü 12 yaşındaki katılan mağdur ... ile 14 yaşındaki suça sürüklenen çocuk ...'un birlikte ...'ın evinde bulundukları sırada, suça sürüklenen çocuk ...'ın arkadaşı mağdur ...'ye “sen babamın silahını gördün mü?” dediği, mağdurun da “dolu olur getirme” demesine rağmen suça sürüklenen çocuk ...'ın babasına ait el yapımı, küçük boyutlardaki tüfeği getirdiği ve şaka maksadıyla arkadaşı mağdura doğrulttuğu, mağdurun sol elini kaldırması ve kendisini sakınmasına rağmen suça sürüklenen çocuğun içerisinde dolu fişek olduğunu bilmediği tüfeğin tetiğine bastığı ve arkadaşı mağdurun hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, mağdurun uyarmasına rağmen istemediği neticeyi meydana getiren hareketine devam eden suça sürüklenen çocuğun neticeyi öngördüğü anlaşıldığından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Suça sürüklenen çocuğun, olay tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde olması nedeni ile, 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi gereği indirim yapılması gerekirken, TCK'nın 31/3. maddesi gereği indirim yapılması suretiyle, suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan 18 yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, sabıkası bulunmayan ve suç tarihinde 14 yaşında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkındaki 4 ay süreli hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.