Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/3556 E. 2013/25195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/3556
- Karar No
- 2013/25195
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-b, 22/3, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında hükmolunan temel cezanın bilinçli taksir nedeni ile TCK'nın 22/3. maddesi ile arttırılmasından sonra TCK'nın 89/2. maddesinin uygulanması gerekirken, TCK'nın 22/3. maddesinin 89/2. maddesinden sonra uygulanması suretiyle TCK'nın 61/2. maddesine aykırı davranılması, sonuç cezaya etkili olmadığından bu husus bozma konusu yapılmamış; gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, bilirkişi raporuna, ceza uygulamasına, adli raporlara, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, lehe hükümlerin uygulanmasına, eksik incelemeye, sair nedenlere; katılan vekilinin, sanığın ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da mahkum edilmesi gerektiğine, fikri içtimanın yasal şartlarının oluşmadığına, ceza uygulamasına, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “amaç ve saiki” ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.