Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/21750 E. 2013/29332 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/21750
Karar No
2013/29332
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-e, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: CMK'nın 234/2. maddesindeki zorunluluğa rağmen mahkemece barodan kendisine vekil atanmamış olması nedeniyle davaya katılma hakkını kullanamayan mağdurun, aynı Kanunun 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, Dairemizin 30.04.2013 tarihli tevdi kararı üzerine yerel mahkemece barodan atanan vekili aracılığıyla hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan mağdur ...'nun, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede: Temyiz incelemesi sırasında sanığın sürücü belgesinin geçerli olduğuna dair belge UYAP Bilişim Sisteminden temin edilerek dosya içerisine alındığından; sanığa ait suç tarihinde geçerli sürücü belgesi bulunup bulunmadığı araştırılıp, onaylı örneği getirtilmeden, temin edilen onaysız sürücü belgesi suretine dayalı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş olması, bozma sebebi sayılmamış, bu nedenle bozma öneren tebliğnamedeki (4) numaralı düşünceye iştirak edilmemiş; gerekçeli karar başlığında; suçun işlendiği zaman diliminin, sanığın tutuklu kaldığı tarih ve süre ile tahliye tarihinin gösterilmemesi, mahallinde ilavesi mümkün noksanlıklar, katılan ...'nun, “müşteki” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin; katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Dosya içeriğine göre, sanığın gündüz vakti, yerleşim yerinde, yönetimindeki otomobille seyir halindeyken, gidiş istikametine göre yolun sol tarafından, duran otobüsün arkasından, karşıdan karşıya geçmek için taşıt yoluna giren 6 yaşlarındaki ...'na frenli vaziyette çarparak, onun yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gelişen olayda; keşif sonucu hazırlanan 02.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda, sanık ve mağdurun eşit kusurlu kabul edilmesi karşısında, yol genişliği, çarpma noktası, kaza saati ve mahal koşullarına göre, sanık ve mağdurun kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacıyla, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, karayolları trafik fen heyeti veya üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinde uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılıp, alınacak rapordan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, sanığın asli kusurlu olduğundan bahisle, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de: 1- Mağdura ait Balıklıgöl Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 05.05.2009 tarihli doktor raporunda, mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak ve sol temporalde fraktür oluşacak şekilde yaralandığı ifade edilmiş ise de, anılan raporda, hasta yoğun bakımında yer olmadığından, mağdurun Gaziantep 25 Aralık Delet Hastanesine gönderildiği açıklamasına yer verilmesi ve raporun geçici nitelikte bulunması karşısında, mağdurda meydana gelen yaralanmanın TCK'nın 89/2 ve 89/3. maddeleri kapsamında bulunup bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde, katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesine aykırı hareket edilmesi, 3- Sanık müdafii hükmün verildiği 08.12.2009 tarihli son oturumda, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği halde, sanığa hükmedilen hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesi talebini de içeren bu istek hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/21750, K. 2013/29332, T. 16.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-21750-e-2013-29332-k-5d19f6d8e04d