Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/21489 E. 2013/28900 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/21489
Karar No
2013/28900
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, sanığın, İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 18/08/1995 tarih ve 5905 sayılı kararı ile tescilli 2. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan, tapuda Maliye Hazinesi adına kayıtlı Çorak mevkii, 7209 parsel sayılı taşınmazı izin almaksızın sürdürerek yeni tarım arazisi oluşturduğunun iddia edildiği, suça konu taşınmaza ait tapu kaydında, taşınmazın bir kısmının 1. derece, bir kısmının 2. derece doğal sit alanı olduğuna dair şerh bulunmakla birlikte, sit kararının mahallinde mutat vasıtalarla duyurulup duyurulmadığına yönelik araştırma sonucunun takip edilmediği, diğer yandan, müdahalede bulunulan taşınmazın sanığa değil de hazineye ait olması nedeniyle, taşınmaz üzerinde izinsiz tarımsal faaliyet gerçekleştirilemeyeceğinin sanık tarafından bilinmesi gerektiği, sit ilanı yapılmış olup olmamasının bu bakımdan sonuca etki etmeyeceği, ancak, sanığın aşamalarda verdiği benzer ifadelerde, suça konu taşınmazı sürmeden evvel, ecri misil ödeme karşılığında kullanmasına izin verilmesi için defterdarlığa başvurduğunu, kendisine, önce arazinin sürülmesi, ne kadar yer sürüldüğü tespit edilip ecri misil miktarının buna göre belirleneceği yönünde cevap verildiğini, bunun üzerine taşınmazı sürdüğünü beyan ettiği anlaşılmakla, anılan savunmanın doğruluğu araştırılarak sanığın suç kastı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/21489, K. 2013/28900, T. 12.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-21489-e-2013-28900-k-a13fa06fcf46