Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/16415 E. 2013/20950 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/16415
- Karar No
- 2013/20950
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1. maddesi gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine ve kabule göre; olay günü sanığın ablasına ait köpeklerle birlikte mağdurun balkon kapısının da açıldığı terasta bulunduğu sırada sanık ile mağdur arasında tartışma meydana geldiği, tartışma sırasında olay anı itibarıyla sanığın gözetiminde bulunan köpeklerden birinin mağduru ısırarak doktor raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu mağdurun olay sonrası alınan beyanları ve doktor raporu karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulünde isabetsizlik görülmemiş bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5271 sayılı CMK'nın 62, 63 ve 67. maddelerinde bilirkişi atanması, bilirkişi raporu ve uzman mütalaası alınmasına ilişkin düzenlemelere yer verilerek çözümü uzmanlığı özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurulacağı ancak, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamaları suretiyle bilirkişi raporuna itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkına haiz bulunduğu, bilirkişi tarafından münhasıran hakimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda, herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte bu yöndeki bir değerlendirmenin de hakimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığının belirtilmesine rağmen mahkemece sanığın kusuru konusunda meydana gelen olayla ilgili uzmanlığı bulunmayan trafik bilirkişisinden rapor alınarak sanığın kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de meydana gelen olayda sanığın kusuru bulunduğunun basit bir muhakeme ile çözümlenmesi mümkün olduğundan ve kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında yasal dayanak olan 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 3. fıkrasındaki "bir gün" ibaresinin başına "TCK'nın 52/2. maddesi gereğince" ibaresinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.