Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/31705 E. 2013/2014 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/31705
- Karar No
- 2013/2014
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 52/2, 51 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hapis cezasının ertelenmesi 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 08/01/1999 tarih ve 5078 sayılı kararı ile belirlenen 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan ve daha önce Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 20/08/2002 tarih ve 1237 sayılı kararı ile çatı aktarımı yapılması, ahşap kapı ve pencere doğramalarının değiştirilmesi, iç ve dış cephe, sıva, boya, badana işlerinin yapılmasına izin verilen dava konusu taşınmazda mevcut olup lokanta olarak kullanılmakta olan eski evin üzerine ilave kat inşa etmekte olduğunun belirlendiği, yürütülen soruşturma kapsamında kolluk tarafından düzenlenen 29/11/2005 tarihli tutanak ile inşai faaliyetin devam etmekte olduğunun, mahkemece icra edilen keşifte ise ilave kat inşaatının bitirilmiş, elektrik ve su tesisatının bağlanmış ve iskan edilmekte olduğunun tespit edildiği, sanığın üzerine atılı suçu inkara yönelik savunmasının itibar edilebilir mahiyette bulunmadığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun “Arkeolojik Sitler Koruma ve Kullanma Koşullarına İlişkin” ilke kararına ve 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesine aykırı olarak, 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde yer alan suça konu taşınmazda ilave kat inşa edilerek inşai ve fiziki müdahalede bulunulduğunun sübuta erdiği anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın müdafinin bir nedene dayanmayan, katılan vekilinin haklarında vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Hükümde 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak hapis cezası alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, 2- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ilk paragrafındaki adli para cezası miktarının “5 tam gün” olarak, ikinci paragrafındaki adli para cezası miktarının “4 tam gün” olarak, dördüncü paragrafındaki adli para cezası miktarının “80 TL” olarak değiştirilmesi, dokuzuncu paragrafının “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde düzeltilmesi, suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.