Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/31676 E. 2013/17966 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/31676
- Karar No
- 2013/17966
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suça konu uygulamaların 4-5 yıllık olduğunun belirlendiği gözetilmeksizin, suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “26/04/2007” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Hükme esas alınan 26/04/2010 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi raporunda; Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 07/11/1989 gün ve 532 sayılı kararı ile 1.derece doğal ve arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen, aynı Kurulun 27/10/2005 gün ve 695 sayılı kararı ile kentsel ve arkeolojik sit alanına dönüştürülen Antalya İli, Demre İlçesi, Üçağız Köyünde bulunan, sanık ...'a ait 189 parsel sayılı taşınmazda eskiden var olan balkonun biraz daha büyütülerek yenilendiği, söz konusu balkonun ahşap konstrüksiyonlu direkler üzerine kurulu ve üstünün ahşap beşik çatılı olduğu, çatının üzerinin kiremit malzeme ile örtülü bulunduğu, balkon korkuluklarının ahşap konstrüksiyonlu olup çevresi branda ile kapatılarak ev gibi kullanıldığı, sanık tarafından izinsiz olarak gerçekleştirilen uygulamanın 4-5 yaşlarında olduğu, bahse konu binanın arkasında demir konstrüksiyonlu, basit tarzda demir çubuklar üzerine konulmuş 4 adet su deposunun mevcut olduğu ve söz konusu su depolarının 6-10 yaşları arasında olduğu, sanık ...'e ait 255 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kayrak taşı ile kaplanmış yeni yapılmış taş duvar imalatının bulunduğu, eskiden var olan taş duvarın yıkılması sonucu, duvardan çıkan taşların harç kullanılmadan kuru olarak tekrar yerlerine örüldüğü ve söz konusu uygulamanın 4-5 yaşlarında olduğu, her iki parsel üzerinde yapılan tamirat ve tadilatların 2863 sayılı Kanunun 9. maddesi kapsamında esaslı nitelikte inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunduğu basit tamirat kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı hususlarının belirlendiği anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin, sanıkların suç kastlarının bulunmadığına, eylemlerinin basit onarım kapsamında bulunduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin adalete aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Soruşturma evresinde icra edilen keşfe katılan arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen 30/10/2007 tarihli raporda sanık ...'in 255 parsel sayılı taşınmazda bulunan evinin etrafını taş duvar ile çevirdiğinin ve merdiven yaptığının belirlendiği, merdiven imalatının iddianameye konu edildiği ancak yargılama aşamasında icra edilen keşifte bu uygulamanın araştırılmadığı, yine 13/05/2008 ve 22/05/2008 tarihli inşaat mühendisi ve arkeolog bilirkişiler tarafından ortak olarak düzenlenen ek raporlarda 255 parsel üzerinde yapılan taş duvar imalatının basit onarım kapsamında bulunduğu belirtilmesine rağmen, 26/04/2010 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi raporunda söz konusu duvar imalatının esaslı nitelikte inşai faaliyet kapsamında olduğunun bildirilmesi karşısında, yeniden seçilecek inşaat mühendisi ve tarafsız arkeolog bilirkişilerin katılımı ile mahallinde keşif icra edilerek sanık ... tarafından suça konu taşınmazda izinsiz olarak merdiven imalatında bulunup bulunmadığı araştırılarak, söz konusu uygulamanın gerçekleştirildiğinin belirlenmesi durumunda teknik özellikleri nazara alınarak yapılma tarihi ile 2863 sayılı Kanunun 9, 57/6-7-8, ve 3194 sayılı İmar Kanunun 21. maddeleri nazara alınarak tüm uygulamaların esaslı veya basit inşai faaliyet kapsamında bulunup bulunmadığı tereddüte yer vermeyecek şekilde araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2- 2863 sayılı Kanunun 57/9 maddesine göre, koruma amaçlı imar planı onaylanmış sit alanlarında, taşınmaz kültür varlığının bulunduğu parseller dışındaki inşai ve fiziki müdahalelerin, koruma amaçlı imar planı hükümleri doğrultusunda, bünyesinde Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları kurulmuş idarelerin izin ve denetimi ile yapılacağı, eğer idarenin bünyesinde Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu kurulmamış ise, sözü edilen iznin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan alınması gerektiği, sit alanı olarak tescil edilmiş bir bölgenin, koruma amaçlı imar planı da onaylanmış olursa, bu bölgedeki yapılaşma ya da onarım faaliyetlerinin belirtilen plan çerçevesinde gerçekleştirilebileceği, başka bir deyişle, koruma amaçlı imar planı onaylanmış sit alanlarının imara açık bölgeler olduğu, ancak, bu bölgelerde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabilmek için izin sürecinin işletilmesi gerektiği, izin alınmaksızın ya da izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapılması ile inşai ve fiziki müdahale gerçekleştirilmesi halinde, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi ile yaptırım altına alınan suçun oluşacağı, somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde, 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan taşınmazların bulunduğu bölgenin koruma amaçlı imar planı mevcut ise, sanıklar tarafından izinsiz olarak gerçekleştirilen eylemin 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesine temas eden suçu oluşturacağı, aksi takdirde aynı Kanunun 65/b maddesinde düzenlenen suçun gündeme geleceği, bu bakımdan, inşai müdahalenin gerçekleştirildiği 1. derece doğal sit alanı için yürürlükte olan koruma amaçlı imar planı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.