Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/28050 E. 2012/26986 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28050
- Karar No
- 2012/26986
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı kanuna aykırılık Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, müşteki vekili ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: İzmir 1 Numaralı Kültür Ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun, 06.10.1995 gün ve 5932 sayılı kararıyla 1. derece doğal sit alanı ilave edilen yerde bulunan, Urla İlçesi, Yağcılar Köyü, Altınköy Çiftlik Evleri, 744 parsel, 1 nolu evde, sanığın izinsiz olarak teras ve havuz yaptığı iddianamede “İmar Kirliliğine Neden Olma” ve “2863 sayılı Kanuna aykırılık” suçları ayrı ayrı anlatılmış ve sevk maddeleri olarak 2863 sayılı Kanunun 65/b ve 5237 sayılı TCK'nın 184/1 maddeleri gösterilmiş ise de, 5237 sayılı TCK'nın 44 maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının “tek bir fiilin bulunması” ve “birden fazla kanun hükmünün ihlali”nden ibaret olduğu, sanığın işlediği fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermesi karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükmünün uygulanarak, eylemine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesi gereğince değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla; 1-Müşteki vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde : ...'nın 2863 sayılı Kanun'dan doğan davalarda suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve söz konusu davalara katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, müşteki vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 2- Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince: Dosya içerisinde mevcut inşaat mühendisi bilirkişisinin 24.05.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre, söz konusu yapının 12.10.2004 yılından önce yapıldığının bildirilmesi karşısında, suç tarihi olarak 12.10.2004 tarihi esas alınarak yapılan incelemede; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 12.10.2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.