Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/25951 E. 2013/18212 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/25951
Karar No
2013/18212
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç :Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Hüküm :TCK'nın 179/2-3, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkûmiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1.) Sanığın aşamalardaki beyanlarında olay anında alkollü olmadığını, alkolmetre cihazına üflemediğini, kaza sonrası hastaneye giderek alkollü olmadığına dair rapor aldığını ifade etmesi, kaza tespit tutanağında ve “Alkolmetre Cihazı İle Yapılan Alkol Test Tutanağı''nda sanığın 154 promil alkollü olduğunun belirtilmesine karşın kazadan yaklaşık 2 saat kadar sonra sanığın müracaatı üzerine Dr. Nafiz Körez Devlet Hastanesince saat 20:03 itibariyle düzenlenen 13.12.2008 tarih ve 9002 no.lu adli rapor içeriğinde alkolmetre cihazıyla yapılan ölçümde alkolsüz olduğunun belirtilmesi ve sanığın dışa yansıyan davranışlarından söz edilmemesi, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere kişideki alkol oranının saatte 15 promil azalma yönünde değişim gösterdiğinin bilinmesi ve kaza tespit tutanağındaki alkol oranının doğru tespit edildiğinin kabulü halinde doktor tarafından yapılan muayene saati itibariyle sanıktaki alkol oranının bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak çıkması tıbbi gerekliliği karşısında; kolluk görevlisi tutanak mümzii tarafından yapılan ancak Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesindeki yasal prosedürün izlenmemesi sebebiyle hukuka aykırı olan tespitle çelişki arz eden ve alkolmetre çıktısı da araştırılmadan adli rapora hangi gerekçeyle itibar edilmediği belirtilmeden, sanığın atılı suçtan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 2.) Hükmün gerekçesinde, sanığın duruşmadaki samimi anlatımının lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinin belirtilmesine karşın, hükümde TCK'nın 62. maddesiyle ilgili olarak olumlu ya da oumsuz bir karar verilmemesi, 3.) Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması, 4.) Sanık hakkında hükmedilen hapis cezası, adli para cezasına çevrilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi, keza bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesi ile TCK'nın 52/2-3. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/25951, K. 2013/18212, T. 03.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2012-25951-e-2013-18212-k-dc44e64a5ea7