Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/25716 E. 2013/19097 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/25716
Karar No
2013/19097
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, eksik inceleme yapıldığına, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna ve teşdiden ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar'' ve (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi, 2-5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği halde, kazanın oluşumunda ölenle eş değerde kusurlu olan, sabıkası bulunmayan ve hakkında TCK'nın 62. maddesi de uygulanan sanık hakkında, ''bilimsel belirlenen gerçeğe rağmen ısrarla aracın önünden vurmadığını söylemesi, ... içerisinde birçok yolcu olmasına ve kazayı görmesine rağmen yolcuların hiçbirini kendinin doğrulaması adına muhafaza edemeyip en azından isim ve adreslerini almayış oluşu gibi hususlar değerlendirildiğinde meydana gelen olaydaki gerçeği kendi aleyhine kullanılmasını engelleme gayretini gösterir bir kişilik sergilediği ve TCK 50. maddedeki tedbirlerin uygulanmasının bu sanık için yeterli olmayacağı'' şeklindeki yasal olmayan gerekçeler ile hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.07.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Olay tarihinde sanığın ölen yayaya bilirkişi raporları ve deliller doğrultusunda asli kusurlu olarak çarpması sonucu ölümüne neden olduğu olayda; kusur durumu, olay ve oluşa uygun olduğu, sanık hakkında asgari hadden uzaklaşarak cezalandırılması ve verilen hapis cezasının Adli para cezasına çevrilmemesine dair gerekçeler yerinde bulunduğundan İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2009 tarihli hükmünde sanığa verilen hapis cezasının "sanığın kişiliği, sosyal ekonomik durumu ve beyanları dikkate alınarak hakkında hükmedilen cezanın TCK'nın 50. maddesindeki alternatif tedbirlere çevrilmesinin faydalı olamaycağı anlaşıldığından TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki takdirini gerekçeli kararda da sanığın kişiliği ile ilgili açıklamalarda bulunduğu ekonomik durumuda dosya kapsamı beyan ve bilgilere göre düşük olduğu anlaşılmakla hapis cezasının Adli para cezasına çevrilmemesi gerekçesinin yeterli olup kanuna, olaya ve dosya kapsamına uygun bulunduğundan çoğunluğun Adli para cezasına çevrilmesi yönündeki bozma kararına katılmıyorum. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar'' ve (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi, kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince bozulmasına, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. fıkrasından "suçun işlenmesinde kullanılan ..." ve "sanığın güttüğü amaç ve saiki" ibarelerinin çıkartılarak diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmesi gerekirken hükmün bozulmasına dair çoğunluk kararına muhalifim.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/25716, K. 2013/19097, T. 12.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2012-25716-e-2013-19097-k-7e2f81c97a00