Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/25540 E. 2013/21002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/25540
- Karar No
- 2013/21002
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Sanık hakkında: Kasten yaralama Hüküm : Sanık hakkında: Beraat Katılan sanık hakkında: CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan katılan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ve kasten yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nın 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi gereğince kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanığın temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B) Kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; 18.09.2007 tarihinde boşanmış olduğu eşi sanık ...i, 02.03.2009 günü saat 15.00 sularında, toplu taşıma aracında, bir bayanla yan yana otururken gören katılan ...'nun, boşanmanın kendi kusurlu davranışları nedeniyle gerçekleştiğini düşünen çocuklarına, babalarının kendisini aldatması nedeniyle boşandıklarını ispat etme saikiyle, taşınabilir telefonuyla sanığın rızası dışında fotoğrafını çektiği sırada, durumu fark eden sanığın, katılana müdahalede bulunarak, onu kasten yaraladığı iddiasına konu olayda; Dosya kapsamında, iddiayı doğrulayan tanık anlatımı mevcut olmadığı gibi, polis merkezinde alınan ilk ifadesinde, doktor raporu almak istemediğini ifade ederek, iddia ettiği olayın var olması muhtemel maddi delillerinin kaybına kendisi sebep olan katılanın beyanlarının soyut aşamada kalmış bulunması karşısında, savunmanın aksine, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gibi, esasen katılan sanığın kendi özel hayatına yönelik saldırı oluşturabilecek eylemine engellemekten ibaret fiilinde atılı eylemin hukuka uygunluk sınırları içinde kaldığı anlaşılmakla; yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.