Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/24081 E. 2013/17622 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/24081
- Karar No
- 2013/17622
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/1, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nun 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; Katılanlar ... ve ... vekilinin 06/12/2011 tarihinde hükmü temyiz etmesinden sonra, 04.05.2012 tarihinde hakim tarafından havale edilen dilekçe ile şikayetten ve temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyizine hasren yapılan incelemede yapılan gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi, mahallinde tamamlanması mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir. Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki otomobiliyle Seferihisar ilçesinden İzmir istikametine İzmir Caddesi üzerinde seyri sırasında Tabur Kavşağı olarak bilinen ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, kavşakta ilçe merkezi yönüne dönüş yapmakta olan 80 promil alkollü ...'in kullandığı plakasız motosiklete çarptıktan sonra aracıyla durmadan olay yerinden kaçtığı, trafik polislerinin ihbar üzerine 23.00-23.10 sıralarında olay yerine gelmesi akabinde yol zemininde ağır yaralı şekilde yatan ...'in ambulansla hastahaneye kaldırıldığı ancak hastahanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 29.05.2010 günü saat 03.40'da öldüğü, görevliler tarafından çevrede yapılan araştırma sonrasında kaçan otomobilin plakası tespit edilerek aynı gün 23.30 sıralarında sanığın hasarlı aracıyla birlikte yakalandığı ve 23.50'de alınan adli raporuna göre 104 promil alkollü olduğunun saptandığı, kamu tanıklarının sanığın kırmızı ışıkta geçtiğini beyan etmeleri nedeniyle mahkemece İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yazdığı müzekkereye verilen cevaptan, olayın meydana geldiği kavşakta trafik ışıklarının faal olduğu, arıza bulunmadığı, saat 06.00 - 23.00 saatleri arasında normal düzende, 23.00-06.00 arasında yanıp sönen flaş modunda çalıştığının bildirildiği, dosyada bulunan kavşak kenarındaki askeri taburun güvenlik kamerasından polis memurunca çıkarılan fotoğrafların sağ alt köşesinde yer alan ve kamera tarafından otomatik olarak düşülen "28.05.2010, 10.04 PM" ibaresinin "öğleden sonra 10.04 yani 22.04 saatine tekabül ettiği ve 22.04 itibarıyla ...'in yaralı olarak yolda yattığı, bu esnada trafik polisi ile ambulansın olay yerinde bulunduğu nazara alındığında, olayın 22.04 öncesi gerçekleştiği ve sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığının kabulünde bir yanlışlık olmadığı gibi, mahkemece bilinçli taksir hükmünün sanığın alkollü şekilde kırmızı ışıkta durmaması sebepleriyle uygulandığı anlaşılmış olup, olayda asli kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 22. ve 61. maddesinde öngörülen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi şartları dikkate alınarak; temel cezanın asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmesi gerekirken, eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın olayda tali kusurlu olduğuna, tanık beyanlarında çelişki bulunduğu ve delil takdirinin hatalı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden anılan madde ile hak yoksunluğuna hükmedilmesi, 2) Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda, sanığın tutukluluk süresinin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna hükmedilmediği halde, gerekçeli hükümde mahsup kararı verilmesi, 3) Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz aşamasında 04.05.2012 tarihinde şikayetten vazgeçmesi nedeniyle katılma kararı hükümsüz kaldığından şikayetçiler lehine avukatlık ücreti ödenmesinin mümkün olmaması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin 5. bendinin ve katılanlar lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin bendin hükümden çıkartılmalarına, kısa karara 4. bendin arkasından gelmek üzere "Sanığın gözaltında ve / veya tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63. maddesi gereğince verilen cezasından mahsubuna," bendinin eklenmesine, diğer hususların aynen bırakılması suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.