Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/19266 E. 2013/16511 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/19266
- Karar No
- 2013/16511
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle öldürme Hüküm :1- Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın85/2, 62, 53/6, 63; 2- Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın85/2, 62, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında 27.10.2009 olan suç tarihinin 26.09.2009 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. 1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin cezanın fazla olduğuna ve ertelenmesi gerektiğine; katılanlar vekilinin az ceza ve güvenlik tedbirine hükmedildiğine, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Taksirli suçlarda iştirak mümkün olmadığı halde, katılanlar lehine hükmolunan vekalet ücretinin sanıklardan “eşit olarak” tahsili yerine, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün vekalet ücretine ilişkin 5. bentte yer alan ''müteselsilen'' ibarelerinin çıkarılarak yerlerine “eşit olarak” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizlere gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin cezanın fazla olduğuna ve ertelenmesi gerektiğine; katılanlar vekilinin az ceza ve güvenlik tedbirine hükmedildiğine, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; adli sicil kaydı bulunmayan ve olayda tali kusurlu olan sanık hakkında suçun işlenmesindeki özellikler bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi, 2- Sanık müdafinin 06.05.2010 tarihli duruşmada lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunması karşısında sanık hakkında TCK'nın 51 ve CMK'nın 231. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda, olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Taksirli suçlarda iştirak mümkün olmadığı halde, katılanlar lehine hükmolunan vekalet ücretinin sanıklardan “eşit olarak” tahsili yerine, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılanlar veikilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.