Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/18469 E. 2013/15003 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/18469
- Karar No
- 2013/15003
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 179/3, 53, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” ... kullanamayacak kişinin, bu halde ... kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde ... kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla; incelenen dosyada, olaydan yaklaşık 20 dakika sonra yapılan muayenede 168 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın, olay günü saat 00:30 sıralarında, gece vakti, yerleşim yeri sınırları dışında bölünmüş çift yönlü yol üzerinde seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sol tarafından yoldan çıkıp kullandığı motosikletin devrilmesi şeklinde meydana gelen olayda sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğine ilişkin bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarını reddine, ancak; Sanık hakkında şartları oluşmamasına rağmen tekerrürlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ve sanığın sabıkasında yer alan Bucak Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 09/09/2005 tarih 2004/10 esas 2005/286 karar sayılı ve 09/03/2005 tarih 2005/13 esas 2005/164 karar sayılı erteli ilamlarına ilişkin olarak mahkemesine ihbarda bulunulması yerine aynen infazına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün tekerrüre ilişkin 2. fıkrasının hükümden çıkarılmasına, hükmün 3. ve 4. fıkralarında yer alan "aynen infazına" ilişkin kısımlarının çıkarılarak yerine "mahkemesine ihbarda bulunulmasına" ibarelerinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme kısmen aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.