Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/20012 E. 2012/12387 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2011/20012
Karar No
2012/12387
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 58/6. maddeleri gereğincemahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” ... kullanamayacak kişinin, bu halde ... kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde ... kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla; incelenen dosyada; 217 promil alkollü olarak ... kullanarak kaza yapan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/29 Esas, 2000/231 Karar sayılı 08.09.2005 kesinleşme tarihli, 07.07.2005 te infaz edilen karar sanık bakımından en ağır cezayı gerektirdiği ve tekerrüre esas alınması gerektiği nazara alınmadan, Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/346 Esas, 2006/621 Karar sayılı 28.06.2006 tarihli kararının tekerrürre esas alınması, aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın trafiği tehlikeye sokmadığına, karşı yönden gelen aracın tehlikeli bir şekilde üzerine geldiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Güvenlik tedbirleri kazanılmış hak teşkil etmemekle; 5237 sayılı TCK'nın 53/4 maddesinin şartları oluşmadığı nazara alınmadan aynı yasanın 53/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 4. fıkrasının "5237 sayılı TCK madde 53/4 hükmü dikkate alınarak sanık hakkında 53/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine"Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (a, b, d ve e) bentlerinde belirtilen haklardan aynı yasanın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen haklardan ise, kendi alt soyu açısından aynı yasanın 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından 5237 sayılı TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/20012, K. 2012/12387, T. 17.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2011-20012-e-2012-12387-k-1509929f373d