Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/10907 E. 2012/11607 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10907
- Karar No
- 2012/11607
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 1- Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/1-a, 52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet 2- Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/1-a, 52/4, 53/6 maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklardan ...'un soruşturma ve kovuşturma sırasında gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi gereğince tayin edilen cezasından mahsubuna karar verilmemiş ise de, cezanın infazı aşamasında 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesinin uygulanması mümkün olduğundan, bu eksiklik bozma nedeni yapılmamıştır. 1- Sanık ... hakkındaki hükmün temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'un tayin edilen cezanın usul ve kanuna aykırı olduğu yönünde, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; a- Sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi ve para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin ve hapis cezasından çevrilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan gün sayısının gösterilmemesi b- Yapılan yargılamada kendilerini aynı vekille temsil ettiren katılanlar ... ve ... lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, a- Sanık ... hakkındaki hükmün 3 numaralı bendindeki “50/1-a”, ibaresinden sonra gelmek üzere “50/4” ibaresinin, “günlüğü” ibaresinden önce gelmek üzere “760 gün adli para cezasına çevrilmesine ve bu cezanın TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin yazılmasına, b- Katılanlar ... ve ... lehine vekalet ücreti belirlenmesine ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak, yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.250 TL maktu vekalet ücretinin, sanıktan alınarak katılanlar ... ve ...'a eşit olarak verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- ... hakkındaki hükmün temyiz incelemesinde ise; Olay tarihinde sanıklardan ...'a ait olan minübüsü diğer sanık ...'un belli bir ücret karşılığında ...dan kiraladığı, sonrasında ...'un ölen ve müştekileri minübüse alarak birlikte İshakpaşa sarayı mevkiine gittikleri, dönüşte gündüz vakti, iki yönlü olan yolda yokuş aşağı inerken minübüsün frenlerinin tutmaması üzerine ...'un minübüsü yolun sağ tarafındaki toprak alana sürdüğü ve bu sebeple minübüsün devrildiği olayla ilgili olarak yapılan yargılama sırasında, müşteki ... ve ...'ın alınan ifadelerinde, olay tarihinde ...'dan kiralanan minübüste, yanlarında ölen ve diğer müştekilerle birlikte Iğdır'dan Doğubeyazıt İshakpaşa mevkiine kadar geldiklerini, dönüşte sanık ...'un idaresindeki minübüsle aşağı doğru inerken yol üzerinde bulunan bir çukura girdiklerini ve burada durduklarını, aracının frenlerinin tutmadığını anladıklarını, sanık ...'ya aracın frenlerinin tutmadığını söylediklerini, bunun üzerine ...'nın kendilerine aracın frenlerinin hava ile çalıştığını, aracın motorunun biraz çalışması gerektiğini, söylediğini, tekrar hareket ettiklerinde, aracın frenlerinin yine tutmadığını ve yol üzerinde aracın devrildiğini beyan etmeleri karşısında, sanıklardan ...'un meydana gelen olayda bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla; bu kapsamda sanığın atılı suçtan beraati yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.