Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/10289 E. 2012/12970 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10289
- Karar No
- 2012/12970
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hükü : Sanıklar ..., ..., ... hakkında; beraat, Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 68/1,TCK'nın 35, 53/1, 62, 63 maddeleri gereği mahkûmiyet, Sanıklar ..., ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 68/1, TCK'nın 35, 39, 62, 53/1, 63.maddeleri gereği mahkûmiyet. 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan, sanıklar ..., ..., ...'ın beraatlerine, sanıklar ..., ..., ...'in mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve sanıklar hakkındaki kamu davası ihbar edilmeyen Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, temyiz dilekçesi ile birlikte katılma talebinde bulunduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede ; Sanık ... hakkında verilen beraat kararının gerekçesi de gözetildiğinde, sanık müdafiinin hükmü temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince reddine, Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü'nün katılan olarak kabulüne karar verilmesi, lehine vekalet ücreti takdir edilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 1- Sanıklar ..., ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin değerlendirilmesinde; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanıkların kastlarının bulunmadığı, sanıkların suç kastı ile hareket etmedikleri gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 2- Sanıklar ... ve ...'in mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istemine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ile ... müdafinin, sanıkların suç işleme kastı bulunmadığına ve lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanıkların kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının anılan maddenin uygulanması ile ilgili bölümüne “5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3- Sanık ...'nın mahkumiyetine yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Gümrük müşaviri olarak görev yapan sanığın, 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetleri dolaylı temsil yoluyla takip edip sonuçlandırmak ile yükümlü olduğu, gümrük müşavirinin, gümrükten geçirilerek yurt dışına çıkarılmak üzere kendisine beyan edilen eşyaların, eksiksiz ve gösterilen niteliklere uygun olarak nakil araçlarında bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğünün olmadığı, bu kontrollerin gümrük idaresince yapıldığı somut olayda da sanığın, toplam 48 parça ihraç fazlası tarihi eserin, kendisine verilen beyannamede yer almadığını bildiğine ve bu şekilde diğer sanıklar ... ve ...'in eylemlerine iştirak ettiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeksizin, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.