Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/4077 E. 2026/3033 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4077
Karar No
2026/3033
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1806 Esas, 2026/340 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/286 E., 2022/200 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ..............San. Dış Tic. A.Ş. ile müvekkili arasında imzalanan 07.08.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 02.07.2012–11.10.2013–27.01.2014 tarihli kredi çerçeve sözleşmeleri ile nakdi ve gayrinakdi kredilerin kullandırıldığını, kullandırılan bu krediler nedeniyle bankanın büyük miktarda alacağının olduğunu, kullandırılan krediler için kredi sözleşmeler çerçevesinde davalı (eski ünvanı ...........Holding A.Ş.) ile diğer dava dışı borçluların müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, ihtarnameye rağmen ödenmeyen borçların tahsili için icra takibi başlatıldığını ve takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket aleyhine ilamsız olarak başlatılan dava konusu takipte, müvekkil şirket tarafından yasal süresi içinde faize itiraz edildiğini, davalı ve dava dışı ... ........... San. A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/222 E. sayılı ve 24.02.2016 tarihli iflasın ertelenmesi davasında ihtiyati tedbir ara kararı verildiğini, söz konusu bu ihtiyati tedbir kararına göre; "davacı şirketler hakkında 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan ve yapılmış olan ve daha sonra yapılacak takipler de dahil olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 206. maddesinin birinci fıkrasında yazılı alacaklar için yapılan takipler ve rehinli takipler haricindeki tüm icra ve iflas takipleri, satış ve muhafaza işlemleri gibi haciz ve ihtiyati haciz uygulamalarının İ.İ.K.'nın 179/a maddesine göre durdurulmasına, İ.İ.K.'nın 179/b hükmü gereğince yeni takip yapılmamasına" karar verildiğini, müvekkil şirket bakımından takibin bir sene süre ile durduğunu, işbu icra dosyasına ilişkin artık davacı bankanın işlem yapabilme yetkisi bulunmadığını, alacaklının söz konusu icra takibinde 10.03.2016 tarihinden sonra işleyecek yıllık %72 faiz oranıyla toplam temerrüt faizi ve işlemiş faizin %5’i oranında gider vergisi talep etmelerinin hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı hakkında başlatılan icra takip tarihinin 04.03.2016 tarihi olduğu, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/222 E. sayılı dosyasından davacılar hakkında yeni icra takibi başlatılmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine şeklindeki 25.02.2016 tarihli tedbir kararında ve tedbire itiraz üzerine verilen ara kararlarda tedbirin devamına yönelik kararlar verildiği, davacı tarafından, davalı şirket hakkında mahkemece takip tarihinden önce verilen ihtiyati tedbir kararı ihlal edilerek icra takibine başlanıldığı, itirazın iptali davalarında geçerli bir icra takibinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı hakkında yürütülen takibin 04.03.2016 tarihini içerdiği, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/222 E. sayılı dosyasından verilen davalı hakkında yeni icra takibi başlatılmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine şeklindeki tedbir kararının 25.02.2016 tarihli olduğu, tedbire yönelik itirazların reddine karar verildiği, davacı tarafından, davalı şirket hakkında mahkemece takip tarihinden önce verilen ihtiyati tedbir kararı ihlal edilerek icra takibine başlanıldığı, geçerli bir takibin bulunmadığı davanın, dava şartı yokluğundan reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4387 E., 2021/6209 K., Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/4499 E., 2014/8134 K. sayılı kararları) gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/4077, K. 2026/3033, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-4077-e-2026-3033-k-88ee330c044d