Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/224 E. 2026/4328 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/224
Karar No
2026/4328
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/700 Esas, 2025/1088 Karar HÜKÜM : Davanın usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 6. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/156 E., 2025/204 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı borçlular arasında dava dilekçesine ekli faturalarda belirtilen malzemelerin satımı konusunda sözleşme bulunduğunu, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı borçlular aleyhine Elazığ İcra Müdürlüğünün 2023/23384 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından takibe yapılan haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalıların takip dayanağı borçtan müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek davalılar tarafından icra dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlular aleyhine takip miktarı üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle borcun sebebi olarak gösterilen takibe dayanak evrakların ödeme emri ekinde tebliğ edilmesinin zorunlu olmasına rağmen davacı tarafından takip dayanağı hiçbir belgenin takip talebine eklenmediğini, bu nedenle takipte dayanmadığı hiçbir belgenin itirazın iptali davasında delil olarak ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin davacı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, davacının tüm hak ediş ve alacaklarının ödendiğini, yapılacak olan ticari defter ve kayıtların incelenmesinde bu hususun anlaşılacağını, ispat yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı ve davalı şirketlerin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiği, ticari defter kayıtlarına göre davalı tarafın 563.190,41 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı, bu tespitin aksine dair delilin davalı tarafından dosyaya sunulmadığı, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, takibin faturaya dayalı olarak yapılması nedeniyle alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Elazığ İcra Müdürlüğünün 2023/23384 E. sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanan 112.637,142 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalı hakkında Elazığ İcra Müdürlüğünün 2023/23384 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 58/4 ve 60/1-1 hükümleri uyarınca alacaklının borcun sebebini takip talebinde göstermek zorunda olduğu, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiği, ancak icra dosyası kapsamında ne takip taleplerinde ne de davalıya gönderilen ödeme emirlerinde alacağın neye dayandığının belli olmadığı, takip taleplerinin (7) numaralı bendinde yer alan "tevdi edilen senet (poliçe, emre muharrer senet, çek) in tarih ve numarası, özeti, senede dayalı değilse borcun sebebi" paragrafı ile ödeme emirlerinin (4) numaralı bendinde yer alan "senet ve tarihi ve senet yoksa borcun sebebi" paragrafının karşısında sadece "Asıl Alacak, 563.185,71 TL" ibaresinin yazıldığı, bu alacağın neye istinaden olduğuna ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, UYAP üzerinden erişilen icra dosyası içeriğinde takibin dayanağı herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Yargıtay HGK'nın 08.03.2022 tarih ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı ile Yargıtay HGK'nın 11.02.2020 tarih ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamında itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğunun belirtildiği, bu anlamda, eldeki itirazın iptâli davasına konu icra dosyasındaki takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebinin gösterilmemesinin usule aykırı olduğu, bu itibarla, usulüne uygun takip talebi ve ödeme emri olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın itirazın iptaline özgü dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, kanun yolu incelemesi dâhil davanın her aşamasında re'sen araştırılması gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine ilişkin nedenlerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın itirazın iptali davalarına özgü dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, İİK'nın 67. maddesi gereğince ilâmsız icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/224, K. 2026/4328, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-224-e-2026-4328-k-11652cd01472