Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6710 E. 2026/2747 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6710
- Karar No
- 2026/2747
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/697 Esas, 2025/1301 Karar HÜKÜM : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/461 E., 2022/270 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tasarımcı olan müvekkilinin eserlerini/ tasarımlarını www...com adresinde kendisine ait hesapta satışa sunduğunu, davalının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında, müvekkiline ait eseri hiçbir değişiklik yapmadan hukuka aykırı olarak tekstil ürünlerinde kullandığını, izinsiz kullanılan eser/tasarımın kullanıldığı ürünü kendi internet sitesinde satışa sunduğunu, müvekkillerinin haklarının hem 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser, hem de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) anlamında tescilsiz tasarım olarak korunduğunu ileri sürerek tecavüzün tespitini, men’ini, ref’ini, ihlale konu ürünlerin toplatılmasını ve internet ortamından kaldırılmasını, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini, şimdilik 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... web sitesi üzerinden alındığı iddia olunan ekran görüntülerinin delil vasfına sahip olmadığını, davacının ... hesap içeriğinde herhangi bir eserin tespit edilmediğini, dava konusunun SMK kapsamında korunamayacağını, tarafların aynı veya benzer bir ticari alanda faaliyet göstermediğini, bu sebeple haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi kök raporunda, davacıya ait eserin emsal telif bedelinin www...com web sitesi tarafından 99,50 USD olarak belirlendiği, FSEK’in 68. maddesi uyarınca arttırılması ile bulunan ve davacı vekilince harcı yatırılarak artırılan 2.418,17 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili şartlarının oluştuğu, ihlal edilen manevi hakların mahiyeti, ihlalin şekli, manevi zararın boyutu birlikte nazara alınarak talep olunan 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı, FSEK’in 68. maddesi uyarınca tazminat hükmü dolayısıyla taraflar arasında farazi sözleşmesel ilişki kurulduğundan men ve ref talebinin reddedildiği, tescilsiz tasarım yönünden yapılan değerlendirmede; SMK'nın 55/4 hükmüne göre tescilsiz tasarımın ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması halinde korunacağı, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulan bu tasarımın ayırdedici olması ve kamuya arzından itibaren üç geçmemesi gerektiği, davaya konu tasarımın tescilsiz olduğu, ilk önce davacı tarafça kamuya sunulduğu ancak kamuya sunma tarihi üzerinden üç yıl geçmekle koruma süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu, kamuya sunum tarihinden sonraki üç yıllık süreçte davalı kullanımlarına ilişkin tarih içerir ve denetlenebilir delil sunulamadığı, rapor ile tespit olunan kullanımların tescilsiz tasarım koruma süresi sonrasına ait olduğunun anlaşıldığı, tasarıma tecavüzden kaynaklı talep ve davanın reddi şartlarının oluştuğu, haksız rekabet talebi yönünden yapılan incelemede, tescilsiz tasarıma tecavüzünün tespit edilemediği, bu itibarla bir haksız fiilin de bulunmadığı, FSEK kapsamında ise 68. madde hükmü ile taraflar arasında farazi sözleşmesel bir ilişki kurulduğu, FSEK kapsamında korunan haklara ilişkin daha genel kanun olan 6102 sayılı Türk ... Kanunu (TTK) korumasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 60. maddesi de nazara alınarak uygulama yerinin olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacıya ait eserden doğan mali ve manevi hakları ihlal ettiğinin tespiti ile, bu ihlalden kaynaklanan FSEK’in 68. maddesi gereği üç kat artırılmak suretiyle bulunan 2.418,17 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibareni işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, FSEK’in 68. maddesi hükmü ile taraflar arasında farazi sözleşmesel ilişki kurulduğu anlaşıldığından, dava tarihine kadar olan men ve ref taleplerinin reddine, dava tarihinden sonra “...” ibaresini havi davacı yana ait desene (esere) benzer olduğu tespit olunan ve bilirkişi raporlarında görsellerine yer verilen ürünlerin satışının, dava tarihinden itibaren -hükümde gösterilen- linklerden kaldırılmasına, davacının tescilsiz tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasının reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ve ek rapor kapsamında, davaya konu edilen “...” ibareli grafik tasarımın estetik ve özgün nitelik taşıdığı, bu nedenle FSEKin 4/6 hükmü kapsamında güzel sanat eseri, aynı zamanda aynı Kanun’un 2/3 hükmü kapsamında endüstriyel tasarım ve reklam metni olarak korunabileceği, hak sahibi olduğu ileri sürülen tasarımın davacıya ait olduğu, davacı tarafından yayınlandığı ve çoğaltıldığına dair hak sahipliğinin ispatına yarar somut delil sunulmadığı, dava konusu tasarımım www...com sitesinde yer almadığı, yapılan internet aramalarında bu görselin siteye yüklendiğine dair bir bulguya rastlanmadığı, sunulan görsellerde davacı ismi yer almadığından davacının .. .. hesabında, .. .. tasarım programında çalışılmış bir dokümanın bulunduğuna dair bir ekran fotoğrafı delil olarak sunulmuş ise de, bu delilin eser sahipliği iddiasının ispatına ve davacı lehine karine doğmasına yetmediği, eserin davacı tarafından yayınlandığı ve çoğaltıldığının da ispatlanamadığı, bilirkişi ek ve kök raporunda ilgili görüntüye ulaşılamadığı, hak sahipliği ileri sürülen tasarıma ilişkin herhangi bir net tespit de bulunmadığı, bu nedenlerle davaya konu edilen görselin kime ait olduğu, kamuya ne zaman ve kim tarafından sunulduğu hususlarının ispatlanamadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar vermiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının eserden doğan haklarının SMK, FSEK ve ilgili diğer kanun hükümleri kapsamında korunması, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, SMK'nın 69/2 hükmü gereğince davacının tescilsiz tasarımının koruma süresinin dava açılış tarihi itibariyle dolmuş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Uyuşmazlık, dava konusu görselin tasarım ve aynı zamanda FSEK kapsamında eser niteliği taşıyıp taşımadığı, buradan varılacak sonuca göre koruma süresi dolan tasarım hakkında haksız rekabet hükümleri gereği koruma sağlanıp sağlanmayacağı, eser sahipliğinin davacı tarafından ispat edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı; dava konusu görselin eser sahibi olduğunu, bu görselin aynı zamanda tescilsiz tasarım olması sebebiyle hem FSEK, hem de SMK hükümlerine göre ayrı ayrı korunması gerektiğini, davalı tarafça kendi çalışmasının izinsiz bir şekilde ürünlere basılmak suretiyle kullanılarak satışa sunulduğunu ileri sürerek tasarım ve eserden doğan haklara tecavüzün tespiti, men’i, ref’i, ihlale konu ürünlerin toplatılması ve internet ortamından kaldırılması, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi ve maddi manevi tazminatın tahsili talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince davacıya ait görselin hususiyet taşıyan ve estetik değere sahip grafik eser niteliğinde olduğu, ... isimli siteye davacı tarafından 14.02.2018 tarihinde yüklendiği, davacının hesabının 14.01.2020 tarihinde site tarafından pasif hale alındığı, bu süre zarfında grafik eserin yayında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile davacı tarafça eser sahipliği hususunun ispatlanamadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Eser sahibi hakkında karineleri düzenleyen FSEK'in 11. maddesi "Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın." ve aynı Kanun madde 12 "Yayımlanmış olan bir eserin sahibi 11 inci maddeye göre belli olmadıkça, yayımlıyan ve o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir. Bu salahiyetler, 11 inci maddenin 2 nci fıkrasındaki karine ile eser sahibinin belli olmadığı hallerde konferansı verene veya temsili icra ettirene aittir. Bu maddeye göre salahiyetli kimselerle asıl hak sahipleri arasındaki münasebetlere, aksi kararlaştırılmamışsa, adi vekalet hükümleri uygulanır." hükümlerine havidir. Bu hükümlerden anlaşıldığı üzere, eser sahipliği ve aksi her türlü delille ispat edilebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/217 E., 2020/4731 K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/3351 E., 2022/7326 K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5964 E., 2021/ 3723K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2007/5265 E., 2007/9282 K. sayılı kararları).
Somut olayda davacı kendisine ait olan tescilsiz tasarım ve FSEK kapsamında grafik eser olan ve davalı tarafın izinsiz kullanımlarına konu görselin kendisine ait olduğunu ispat etmek amacıyla ... isimli web sitesine ilk yükleme tarihi ile yükleyen kişinin kendisi olduğunun tespitini talep etmiş olup bilişim uzmanının yer aldığı bilirkişi heyetinin davacı bilgisayarı üzerinde yaptığı inceleme neticesinde; FSEK kapsamında grafik eser niteliğine haiz dava konusunun, 14.02.2018 tarihinde ... isimli web sitesine davacı taraf bilgisayarından yüklendiği tespit edilmiştir. Bu hususun davacı lehine eser sahipliği yönünden karine oluşturduğu, bu karinenin aksinin davalı tarafça ispat edilmediği sürece davacının eser sahibi olduğunun kabulü gerekir. O nedenle Bölge Adliye Mahkemesince, eser sahipliğine ilişkin yapılan tespit ve karine göz ardı edilmek suretiyle yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3. Yine dava konusu, görselin aynı zamanda tescilsiz tasarım hükümlerine göre korunması gerektiği yönündeki talebin dava açılış tarihi itibariyle SMK'nın 69/2 hükmünde yer alan üç yıllık sürenin geçmiş olması sebebiyle SMK kapsamında korunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla birlikte aynı zamanda iş mahsulü olan dava konusu görselin davalı tarafça kullanmasının TTK'nın 54 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı araştırılıp incelenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksine gerekçe ile haksız rekabet talebinin reddine karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin (2) ve (3) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.