Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6374 E. 2026/3284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6374
- Karar No
- 2026/3284
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/276 Esas, 2025/1670 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/522 E., 2024/1471 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.06.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete 30.04.2022 tarihinde mal alımı için sipariş verdiğini, siparişler karşılığı davalı şirketin toplam 670.669,00 TL tutarlı 3 adet fatura düzenlediğini, fatura bedellerinin ödendiğini ancak malların teslim edilmediğini, bu konuda birçok kez uyarı yapıldığını, aradan geçen zamanda fiyatların artması sebebiyle davacının zarara uğradığını ileri sürerek 25.05.2022 tarihli ... numaralı 413.382,37 TL miktarlı, 31.05.20 22... numaralı 88.915,76 TL miktarlı ve 31.05.20 22... numaralı 169.362,56 TL miktarlı faturalarda yazılı ürünlerin aynen teslimine, bunun mümkün olmaması halinde ürünlerin güncel değerlerinin belirlenerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL alacağın her bir fatura tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu faturaların yasal defterlere işlendiğini, bedellerin alınarak alım satımının sonuçlandırıldığını, malların müvekkilin deposundan alınması için davacının arandığını, mail atıldığını ancak kendi deposunda yer olmadığı için malların alınmadığını, sonrasında müvekkili deposunda yangın çıktığını, davacının almadığı malların da zayi olduğunu, davacının mallarını teslim almakta temerrüde düştüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında faturalar ve fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, faturalara konu malların davalının deposunda zayi olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 18/3 hükmüne göre tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı e-posta sistemi ile yapılması gerektiği, davalının sunduğu delil listesinde alacaklının temerrüdü iddiasına ilişkin tanık delilinin bildirildiği, cevap dilekçesi içeriğinde mail yazışmalarından bahsedilmiş ise de herhangi bir yazışma sunulmadığı, yemin deliline de dayanılmadığından davalı tarafın, davacının bedelini ödediği malını davalının deposundan alma hususunda temerrüde düştüğünü, TTK'nın 18/3 hükmünde sayılan belgelerle yani yasal olarak ispat edemediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 207/2 hükmüne göre sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, aynı Kanun'un 208. maddesinde ise satılanın yarar ve hasarının taşınır satışlarında zilliyetliğin devri anına kadar satıcıya ait olduğu, yangın tarihi itibarıyla davalı teslimi ispat edemediğine göre TBK'nın 208. maddesi gereğince oluşan hasardan sorumlu bulunduğu, bilirkişi rapor ve ek raporlarından fatura konusu malların davacının sürekli satın aldığı, stoğu bulunan herhangi bir özel ve belirleyici işareti, ayrıca işareti bulunmayan aynı özellikteki mallar olduğu, bu kapsamda aynen teslim edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 31.05.2022 tarihli, ERS 2...6 numaralı ve 169.362,56 TL bedelli, 31.05.2022 tarihli, ERS 2...5 numaralı ve 88.915,76 TL bedelli ve 25.05.2022 tarihli, ERS 2...7 numaralı ve 413.382,37 TL bedelli fatura içeriği tüm malların davacıya aynen teslimine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari alım satımdan kaynaklı malların aynen teslimi, bunun mümkün olmaması halinde güncel bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.