Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6118 E. 2026/3182 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6118
- Karar No
- 2026/3182
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1277 Esas, 2025/1380 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/311 Esas, 2025/107 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012 yılından bu yana "..."' ticaret unvanıyla ... il merkezinde ... ... alanında faaliyet gösterdiğini ve www.gumussurucukursu.com alan adının da maliki olduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği ... il merkezi yüzölçüm ve nüfus bakımından çok küçük bir yer olduğunu, yer alınan sektör de spesifik bir sektör olması sebebiyle müvekkilinin tüm ... tarafından bilinir hale geldiğini, bu sebeple davalının müvekkilini bilmeme ihtimali bulunmadığını, davalının ise akrabası olan müvekkiline ait "..." unvanıyla karıştırılacağını bile isteye hatta bizzat bu iltibası planlayarak müvekkilinin uzun yıllara dayanan maddi ve manevi emeğiyle edindiği peştemaliyesinden faydalanma amacıyla tüketici (yani ... muhtemel adayları) nezdinde müvekkili firma ile arasında idari yahut ekonomik bağlantı olduğu izlenimini oluşturarak karışıklığa sebebiyet verecek şekilde sektörde hizmet vermek üzere ve bilhassa müvekkile ait işletmeye çok yakın bir adrese ... ... unvanlı firmayı kurduğunu, davalının eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6012 sayılı TTK) 52. maddesi anlamında ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini, aynı zamanda 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesi anlamında haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek davalının ticaret unvanına tecavüzün tespiti, davalının ticaret unvanına tecavüzünün yasaklanmasını, ticaret unvanına tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, bu kapsamda davalının "... ..." şeklindeki tabela ve basılı evraklarına el konulması ve yedimine teslimi kararı verilmesini, kararın, masrafi davalıya ait olmak üzere ... merkezdeki yerel gazete ile yayımlanması, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespiti, davalının haksız rekabetinin men'ini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, bu kapsamda davalının "... ..." şeklindeki tabela ve basılı evraklarına el konulması ve yedimine teslimini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların ticaret unvanlarının karıştırılacak nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının ticaret unvanın "... ..." olarak tescil edildiği, davalının ticaret unvanının ise, "... ... ... ..." olarak tescil edildiği, davalı tarafın ticaret unvanını, faturalarda, işletmenin giriş kısmında MEB logosu bulunan tabelada "..." ibaresinin vurgulanması nedeniyle, kullanımının davacının ticaret unvanına 6102 sayılı TTK'nın 52/1 hükmü anlamında tecavüz oluşturduğu, düzenlenen bilirkişi heyet raporunun da bu yönde olduğu, tarafların işletme adı ve hizmet markası olarak kullandıkları isimlerde "..." ibaresinin asli unsur olarak öne çıktığı, işletmelerin yer aldığı ilin nüfusu, yüz ölçümü, işletmeler arasındaki mesafenin keşif tutanağında yer aldığı üzere tahminen 100,00 metre kadar olması ve 5 dakikalık yürüme mesafesinde yer almaları hususları birlikte nazara alındığında, davalının "... ..." ibaresinden oluşan işletme adı ve hizmet markasının davacının tescilli işletme adı ve hizmet markasına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının "... ...", "OG ... ...", "... ... ... ...", "... ... ..." ibarelerini, işletme adı, hizmet markası ve ticaret unvanı olarak kullanmasının davacı aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin men'i ile ihlalin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden tabela, araç, logo, tanıtım/eğitim metaryalleri, afiş, el ilanı, kartvizit gibi tüm eşyalara el konularak hizmet markası, ticaret unvanı ve işletme adının sökülmesi/silinmesi mümkün ise sökülmesine/silinmesine, mümkün değil ise bu eşyaların imhasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Her ne kadar Mahkemece davalı tarafın ticaret unvanının, faturalarda, işletmenin giriş kısmında MEB logosu bulunan tabelada "..." ibaresinin vurgulanması nedeniyle, kullanımının davacının ticaret unvanına 6102 sayılı TTK'nın 52/1 hükmü anlamında tecavüz oluşturduğu, düzenlenen bilirkişi heyet raporunun da bu yönde olduğu, tarafların işletme adı ve hizmet markası olarak kullandıkları isimlerde "..." ibaresinin asli unsur olarak öne çıktığı, işletmelerin yer aldığı ilin nüfusu, yüz ölçümü, işletmeler arasındaki mesafenin keşif tutanağında yer aldığı üzere tahminen 100 metre kadar olması ve 5 dakikalık yürüme mesafesinde yer almaları hususları birlikte nazara alındığında, davalının "... ..." ibaresinden oluşan işletme adı ve hizmet markasının davacının tescilli işletme adı ve hizmet markasına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; davacının ... numaralı "..." markasının büyük harflerden oluştuğu, ... ibaresinin üst tarafta, "..." ibaresinin alt tarafta yer aldığı, ... ibaresindeki "M" harfinin ön plana çıkarılarak oluşturulduğu ve davacı kullanımlarının da "..." ibaresinin ön planda bulunduğu haliyle olduğu, davacının aynı zamanda ...-..." ticaret unvanına sahip olduğu, davalının işlettiği sürücü kursunun iç ve dış mekanlarında, tabelalarında, araçlarında,plaketlerinde ve faturalarında ise "... ...", "OG ... ...", "... ... ... ...", "... ... ..." şeklinde olduğu, davalının kulanımlarında ise ..., OG ... ibarelerinin büyük harfle ve kalın puntolarla yazılarak ön plana çıkarıldığı, "..." ibaresinin ise daha küçük puntolarla ve eğik şekilde yazılmış olduğu görülmektedir. Buna göre davacı markası ve ticaret unvanında bulunan olan "..." ibaresinin davalı kullanımlarında öne çıkarılarak kullanılmadığı gözetilerek Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.