Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5798 E. 2026/2980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5798
- Karar No
- 2026/2980
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/403 Esas, 2025/1008 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye ... Mahkemesi SAYISI : 2023/837 E., 2024/850 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davalı tarafa ambalaj ürünleri satışı yapıldığını, müvekkili şirketin davalıdan 776.642.42 USD ve 2.928,91 euro alacağı olduğunu, taraflar arasında yapılan cari hesap mutabakatında da söz konusu tutarın davalı tarafından teyit edildiğini, davalı tarafın ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle konkordato talep ettiğini, bu davaya davacının müdahale talebinde bulunduğunu, bildirdikleri alacak tutarı içinde davalı tarafça müvekkiline verilen 300.000,00 USD tutarlı çekler bulunduğunu, ancak yargılama aşamasında konkordato komiserlerine gönderilen ikinci alacak bildirim yazılarında, söz konusu çeklerin ödeneceği yanılgısıyla çeklere ait bedelin davalının cari hesabından düşüldüğünü, alacaklarının 443.000,76 USD ve 2.928,91 euro olarak bildirildiğini, ancak çeklerin yargılama aşamasında müvekkiline ödenmediğini, çeklerin halen müvekkilinde olduğunu, müvekkili şirketin davalıdan toplam alacağının 732.682,41 USD ve 2.928,91 euro olduğunu, konkordato projesinde kabul edilen 443.000,76 USD tutar düşüldüğünde de müvekkilinin davalıdan 289.681.65 USD'lik bakiye alacağı kaldığını, bu alacağın proje dışında kaldığını, bu nedenlerle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 308. maddesinin (b) bendine göre 289.681,65 USD alacaklarının 2021/440 E. sayılı dosya ile tasdik edilen konkordato projesi çerçevesinde davalıdan tahsilini, konkordato yürürlükte değilse bu bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın İİK'nın 308. maddesinin (b) bendi uyarınca bir ay içinde açılmadığını, ortada çekişmeli alacak bulunmadığını, davacı şirketin hem ilan ile hem de komiser aracılığıyla davet edildiğini ve alacağını bildirdiğini, alacağını ıslak imza ile bildiren davacı tarafın müvekkili şirketin dava başında bildirmiş olduğu alacak kalemleri ile aynı olduğunu, yazılı delil niteliğinde olan ikrar içeren belgede alacak miktarı olarak 443.000,76 USD ve 2.928,91 euro belirtildiğini, müvekkili şirketin ise bu talebi kabul ettiğini, çekişmeli bir alacağın söz konusu olmadığını, davacının haksız ve fazla alacak talep ettiğini, kendince konkordato hükümlerinin bağlayıcılığı neticesinde oluşan alacak miktarı düşmesi hasebiyle bu davayı açtığını düşündüklerini, konkordato ile alacağın TL bazında % 25 tenzilat ve faizsiz vadeler halinde ödenmesi yönünde hüküm tesis edildiğini, bu durumun tüm alacaklılar yönünden bağlayıcı hale geldiğini, davacının haksız ve kötüniyetli bir şekilde dava açtığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile huzurdaki davanın karara çıkartıldığı gün davalının konkordato talebinin de reddine karar verildiği, yürürlükte bir konkordato hükmü olmadığına göre huzurdaki davanın alacak davası olarak kabul edildiği, dava dilekçesinde de şayet geçerli bir konkordato var ise konkordato kapsamında hüküm kurulmasının, aksi halde tahsil hükmü kurulmasının kabul edildiği, bilirkişi sunmuş olduğu 27.06.2024 tarihli raporda özetle davacının ticari defter kayıtlarında 29.11.2023 dava tarihi itibariyle davalıdan 6.185.424.62 TL karşılığında 732.682.41 USD ve 2.928.91 euro alacaklı olduğunun ve davacının konkordato komiserliğine alacak bildiriminde bulunmadığını belirttiği 12 adet toplam 300.000,00 USD tutarındaki çeklerin davacı elinde bulunduğunun belirtildiği, dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın İİK'nın 308. maddesinin (b) bendi uyarınca da açılmış bir dava olmadığı, davacının elinde bulunan çeklerin bedelinin ödeneceği yanılgısı ile bildirilmeyen keşidecisi olduğu çeklere ve cari hesaba dayalı alacak talebinde bulunduğu, davacının alacağına dayanak davalının keşideci olduğu çeklerin ilgili bankalardan sorulduğu, davacının alacağına ve davasına dayanak yaptığı 12 adet çek halen davacıda olduğu ve muhatap bankalar tarafından ödenmediği, taraflar arasında cari ticari ilişki sürecinde, davalı tarafın gönderdiği mailde davalının; "26.04.2022 tarihi önceki ödenmeyen çekler dahil sizlere 776.643 USD ve 2928 Euro borçluyuz. Hesapta mutabıkız" şeklinde beyanda bulunduğu, davalının ödemeyi ispata matuf bir delil ortaya koyamadığı gibi, verilen sürede ticari defterlerini de ibraz etmediği, davacı tarafın defterlerinin delil vasfına haiz olduğu, davada ileri sürülen vakıaları doğruladığı, davacının alacağının sübut bulduğu, davalının davanın İİK'nın 308. maddesinin (b) bendinde öngörülen 1 aylık sürede açılmadığını öne sürmüşse de; davanın bu hüküm ile bir ilgisi bulunmadığı, ödenmeyen çekler için 6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun 814. maddesinde ön görülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, çeklerin ödeme tarihi gözetildiğinde davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin verdiği kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, konkordato talebinde nisaba esas alınan miktar dışında kalan alacağın tahsiline ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.05.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.