Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5603 E. 2026/2491 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5603
Karar No
2026/2491
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1121 Esas, 2025/1193 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/446 E., 2025/68 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına ... Şubesine ait H1-... seri no.lu, 29.07.2024 keşide tarihli (fakat sonrasında tahrifatla 29.09.2024 tarihi yapılan), 1.500.000,00 TL bedelli sahte çek düzenlendiğini, imzası ve keşide tarihindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin çek nedeniyle borçlu olmadığını tespitini, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hüküm kurulmasını, çekin müvekkiline iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın kambiyo senedine dayanması nedeniyle temel ilişkinin tartışılamayacağını, kaldı ki dava konusu çekin borca istinaden düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında kaldığı, 30.09.2024 tarihinde açılan davada, davadan önce arabulucuya başvurulması ve arabuluculuk son tutanağının aslının ya da arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin sunulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen, davacı tarafça zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadan davanın açıldığı, bu hususun re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin olduğu gerekçesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin birinci fıkrası ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zorunlu arabuluculuk giderilebilir dava şartı değilse de arabuluculuğa başvurunun, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemeye tevzii aşamasında esasa girmeden tamamlanması halinde şartın yerine geldiğinin Yargıtay Hukuk Dairelerince kabul gördüğü, somut olayda ise buna ilişkin bir durum bulunmadığı, davacı yan çekin kime geçtiğini bilmediklerini savunmuşsa da, bu durumun önem arz etmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 124. maddesinde düzenlenen taraf değişikliği ile davaya taraf eklenemeyeceği, çekte cirosu olanlara karşı açılacak ayrı menfi tespit davasının bu dava ile birleştirilebileceği, bu durumun arabuluculuğa geç başvurulması için bir mazeret teşkil etmediği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kambiyo senedinden kaynaklı başlatılan takip sonrası açılan menfi tespit davasıdır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5603, K. 2026/2491, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-5603-e-2026-2491-k-838cabab5a92