Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4938 E. 2026/2056 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4938
- Karar No
- 2026/2056
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2042 Esas, 2025/766 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/667 Esas, 2022/441 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... (... Tekn. ve ... Yat. Dan. San. ve Tic. A.Ş.) vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek ve müteselsil borçlu olarak imzaladıklarını, sözleşme uyarınca kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın katedilerek borçlular aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini belirterek davalıların itirazlarının iptali ile % 20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kefalet sözleşmesini davalı şirketler adına imzalayan şahıslara, davalı şirketler tarafından kefalet işlemine ilişkin verilmiş geçerli bir yetki ve/veya vekalet bulunmadığı, kredi sözleşmesine ... A.Ş. adına imza atan ...'ın sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle kefalet sözleşmesi imzalamasına yetkili kılındığına ilişkin geçerli bir yönetim kurulu kararı yahut vekaletnamenin şirket kayıtlarında bulunamadığını, ilgili şahıs hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçu dahil olmak üzere bir çok suç nedeniyle soruşturma işlemlerinin devam ettiğini, halen yurt dışında kaçak durumda olduğunu, kredi sözleşmesine ... Üniversitesi ... Yönetici A.Ş. adına imza atan dönemin genel müdürü ...’ün de ilgili kefalet sözleşmesine imza atabileceğine ilişkin şirket kayıtlarında geçerli bir yönetim kurulu kararı tespit edilemediği gibi geçerli bir vekâletnamenin de bulunmadığını, ... hakkında da silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle kovuşturmanın devam ettiğini, ilgili Mahkemece kabul edilmiş olan iddianame örneğinin Mahkemece celbi halinde de müvekkilini zarara uğratacak usulsüz iş ve işlemlerin işbu dava konusu kefalet ile sınırlı olmadığının açıkça görüleceğini, 31.10.2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile ...A.Ş.’nin dönemin genel müdürü olan ...’e tutanakta yer alan konularda yetki verilmesine karar verildiğini, tutanakta yer alan yetki konuları arasında şirketi borç altına sokabilecek işlemlerin yapılması, yahut kefil olunmasına dair herhangi bir yetki yer almadığını, ayrıca ilgili karara istinaden imza sirkülerinde kefalet sözleşmesi imzalanması ve şirketi borçlandırıcı iş/işlemlerin yapılması konusunda ...’e verilmiş bir yetki bulunmadığını, ilgili imza sirküleri ve yönetim kurulu kararının davacı bankaya da 24.03.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalanması sırasında sunulduğunu, davalı şirketler adına tek imza atılmış olması sebebiyle kefalet sözleşmesi geçersiz olup, müvekkil şirketlerin davacı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, zira 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 370. maddesi uyarınca esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisinin çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olduğunu, müvekkili şirketlerin ana sözleşmesine göre şirketin yönetim ve dışarıya karşı temsilinin yönetim kuruluna ait olduğunu, şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için, bunların şirketin unvanı altına konmuş ve şirketi ilzama yetkili iki kişinin imzasını taşıması gerektiğini, davacı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, ayrıca dava konusu genel kredi sözleşmesi ve limit artırımında da dürüstlük ve iyiniyet kurallarına da aykırı hareket ettiğini, özellikle çift imza yetkisi konusunda gerekli ve yeterli inceleme yapılmadığını, davacı banka tarafından talep edilen faizin de kabulünün mümkün olmadığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı şirket ile davacı bankanın şubesi arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığı, her ne kadar sözleşmeyi ... Üniversitesi ... Yöneticiliği A.Ş. adına tek yönetici imzalamışsa da ana sözleşmeye göre yöneticinin tek başına sözleşmeyi kefil olarak imzalayabilmesi için yönetim kurulundan karar alınması gerektiği, yönetim kurulu kararı alınmadan yöneticinin kefil olarak sözleşmeyi imzalamakla kefaletinin geçersiz olduğu, diğer davalı şirketin kefaletinin ise geçerli olduğundan bilirkişi raporunda belirtilen nakdi krediden ... alacak ile nakde çevrilen teminat mektubu tutarından bu davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmakla davalı ... Üniversitesi ...Yöneticiliği A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı ...A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile nakdi krediden kaynaklanan 44.647,62 TL ana para, 5.590,78 TL işlemiş faiz olmak üzere 50.238,40 TL'ye yönelik bu davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, kabul edilen ana alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %35,04 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, takip tarihinden sonra nakde çevrilen teminat mektubu nedeniyle 563.409,69 TL'nin 10.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek %35,04 onanında temerrüt faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, bu davalı hakkında fazlaya ilişkin istemin reddine, nakdi krediden kaynaklanan alacağın likit olması nedeniyle 50.238,40 TL üzerinden hesaplanan 10.047,68 TL icra inkar tazminatının bu davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ...A.Ş. vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun oduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ...A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ...A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.