Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4615 E. 2026/2939 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4615
Karar No
2026/2939
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/891 Esas, 2025/914 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye ... Mahkemesi SAYISI : 2018/818 E., 2022/148 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı şirkete aralarındaki sözleşmeye istinaden boru sattığını, dava dışı şirketin mal bedeli olarak müvekkiline 04.08.2015 tarihli 315.000,00 TL, 08.09.2015 tarihli 315.000,00 TL, 08.10.2015 tarihli 315.000,00 TL ve 10.11.2015 tarihli 315.000,00 TL bedelli çekleri teslim ettiğini, davalının da iki adet taşınmazını dava dışı şirketin sözleşmeden kaynaklanan borçlarının teminatı için ipotek verdiğini, ilk iki çekin gününde ödendiğini, ancak 08.10.2015 tarihli çekin karşılıksız çıktığını, bunun üzerine çek için borçlu şirketin 13.10.2015 tarihinde 77.500,00 TL'yi banka havalesiyle mvekkiline ödediğini ve kalan tutar için de 240.000,00 TL bedelli 05.11.2015 tarihli çek verdiğini, bu çekin de karşılıksız çıktığını, 08.10.2015 tarihli 315.000,00 TL bedelli çekin tahsilinin sağlanamaması üzerine dava konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazında borcun ödenerek çekin alındığını beyan ettiğini, ancak davalının nasıl ödediğini ispat edemediğini ileri sürerek davalının İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesinin 2018/7939 E. sayılı icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihtilafın 08.10.2015 tarihli çekten kaynaklandığını, diğer üç çekin ödendiğinde ihtilaf olmadığını, 08.10.2015 tarihli çek için dava dışı şirketin 13.10.2015 tarihinde 08.10.2015 tarihli çek karşılığı açıklamasıyla 77.500,00 TL ödediğini, 237.000,00 TL borç kaldığını, kalan borç için de 240.000,00 TL bedelli 05.11.2015 tarihli çek verildiğini, çekin 10.11.2015 tarihinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız çıktığını, bunun üzerine davacıya ödeme yapılarak çek aslının iptal-iade edildiğini ve çek aslının müvekkilinin elinde bulunduğunu, davacının müvekkilini oyalayarak 08.10.2015 tarihli çeki iade etmediğini, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotekli taşınmaz maliki davalıya noterden ihtarname gönderildiği, ipotek akit tablosuna göre teminatın satış sözleşmesi, cari hesap borçları ve kambiyo alacaklarına ilişkin olduğu, ilgili ihtarnamede talep edilen alacağın sadece Tarsus 1. İcra Dairesinin 2016/1183 E. sayılı dosyasından kaynaklanan alacaklar ve bu alacağın fer'ileriyle sınırlandırıldığı, Tarsus 1. İcra Dairesinin 2016/1183 E. sayılı dosyasında ise takip sebebinin 08.10.2015 tarihli 315.000,00 TL bedelli çek olduğu, bu nedenle ihtarnameye binaen davalı malik açısından sadece davacının 08.10.2015 tarihli 315.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı alacakların muaccel hale geldiği, bu çeke ilişkin alacak için takip yapılabileceği, itirazın iptaline konu İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesinin 2018/7939 E. sayılı dosyasındaki takip konusu alacağın 08.10.2015 tarihli 315.000,00 TL bedelli çekle sınırlı olduğu; tarafların bu çek için asıl borçlu tarafından 77.500,00 TL ödendiğini beyan ettikleri, 13.10.2015 tarihli 77.500,00 TL bedelli banka dekontun açıklamasında "08.10.2015 vadeli çeke istinaden" yazıldığı, borçlunun beyanı dikkate alındığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine göre bu ödemenin 08.10.2015 tarihli 315.000,00 TL bedelli borçtan mahsubunun gerektiği, davacının kalan tutarın ödenmesi için verilen 05.11.2015 vade tarihli 240.000,00 TL'lik çekin de karşılıksız çıktığını bildirdiği, davalının da karşılıksız çıkan çek bedelinin 237.500,00 TL olarak ödendiğini ve çekin teslim alındığını beyan ettiği, çeki takasa sunan son hamilin davacı olduğu, çekin veya karşılıksız çekin meşru hamil tarafından borçluya iade edilmesi durumunda karine olarak bedelinin ödenmiş olduğuna delalet ettiği, elinde ödenmemiş başkaca çeklerin bulunmasının da bu karineyi terse çevirmediği, 05.11.2015 tarihli 240.000,00 TL bedelli çekin borçluya iade edildiğini gösteren çek aslının borçluda bulunması ve bu çek aslına karşılık, davacının düzenlediği karşılıksız bordrosu veya sair bir belgede çekin karşılıksız çıkması sebebiyle borçluya iade edildiğini gösteren, borçlular veya borçlular adına hareket eden temsilcileri iradesine havi belge olmadığı, davacının karinenin tersini 240.000,00 TL bedelli çekin ödenmediğini ispat eden delil sunmadığı, davalının ödendiğini beyan ettiği 237.500,00 TL'nin de 08.10.2015 tarihli 315.000,00 TL bedelli çek borcundan mahsubunun gerekeceği, bilirkişi raporunda 2.089,42 TL asıl alacak ve 2.525,79 TL işlemiş faiz olmak üzere takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 4.616,22 TL alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazın iptaline, takibin 4.615,22 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eldeki davaya dayanak teşkil eden 08.10.2015 tarihli çek için dava dışı borçlu şirketin 13.10.2015 tarihinde "08.10.2015 vadeli çeke istinaden" açıklamalı banka havalesiyle davacıya 77.500,00 TL gönderdiği, kalan miktar için de 05.11.2015 vadeli 240.000,00 TL bedelli çeki verdiği, çekin davalı tarafın elinde olduğunun anlaşıldığı, .. Bank'tan Mahkemeye gönderilen cevapta sözleşme kapsamında davacıya verilmiş davacının da kabulünde olan ilk iki çekin ve 10.11.2015 tarihli 315.000,00 TL bedelli yani diğer üçüncü çekin de ödendiğinin bildirildiği, bu durumda 05.11.2015 vadeli 240.000,00 TL bedelli çekin davalı borçlunun elinde olması nedeniyle bedelinin ödendiğine dair oluşan karinenin aksinin davacı alacaklı tarafından ispatlanması gerektiği, davacının, çek bedeli ödenmeden iade edildiğine ilişkin yazılı bir delil sunmadığı, karinenin aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4615, K. 2026/2939, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-4615-e-2026-2939-k-84eeb26df930