Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2992 E. 2025/7808 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2992
- Karar No
- 2025/7808
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/915 Esas, 2025/374 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... markası adı altında kulp ve mobilya aksesuarları ürettiğini ve sattığını, müvekkiline ait ürünlerin sergilendiği internet sitesinin bulunduğunu, müvekkilinin 26/03/2020 tarih ve 2020/... sayılı tasarım tescil belgelerine konu tasarımların sahibi ve kullanıcısı olduğunu, müvekkilinin tasarım tescil belgesine uygun olarak, tescil belgesine konu ürünleri üreterek kamuya sunduğunu, ürüne büyük talep geldiğini, 2020/02402 sayılı tasarım tescil belgesine konu ürünün, mobilya kulpunun, davalının tasarım hakkı müvekkiline ait olan kulpları ürettiği/sattığı mobilyalarda kullandığını, müvekkilinin tescil tasarımlarına kataloğunda, web sitesinde, instagram sayfasında yer vererek ürünün alıcısı olan müşterileri yanılttığını, bu hususun ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/125 D. İş sayılı dosyası ile de tespit edildiğini, davalının ürün kataloğunda, internet sitesinde ve instagram sayfasında müvekkiline ait tasarımların aynı/benzerlerini, ürettiği mobilyalar üzerinde kullandığının görüleceğini, davalı firmanın, müvekkilinin tasarımdan doğan hakkını ihlal ettiğini ve haksız rekabet yarattığını, davalının kullandığı kulpların müvekkilinin orijinal ürününe göre daha kalitesiz, gramaj olarak düşük ürünler olduğunu, müvekkili firmanın manevi olarak zarar gördüğünü ve görmeye de devam ettiğini, davalının eylemlerinde ağır kusurlu olduğunu, tasarım ihlalinin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet de teşkil ettiği için bu husus bakımından da TTK'nın 56. maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, maddi tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek haksız rekabetin ve tasarım hakkına tecavüzün tespitine, men'ine, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/125 D. İş sayılı dosyasından yapılan yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının üretici firmalara değil de müvekkiline bu davayı yöneltmesinin kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin mobilya imalatı ve satışı konusunda ticari faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin imal ettiği ürünler noktasında her parçanın kendi bünyesinde tasarım ve imal etmesinin söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin bazı ürünler noktasında tedarik sağlayan firmalardan sipariş ettiği ürünleri kullandığını, müvekkili şirketin, dava konusu ürünleri kendisi özel olarak ürettirmediğini, satın aldığını, bu ürünlerin patent ve marka hakkının kime ait olduğunu bilebilmesinin de mümkün olmadığını, müvekkili şirketçe kullanılan kulpların orijinal ürüne göre daha kalitesiz, gramaj olarak daha düşük olması ve bu nedenle davacı tarafın manevi olarak zarar gördüğü hususlarının da müvekkiline sorumluluk olarak yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan raporların birbiriyle uyumlu oldukları ve denetime açık, gerekçesi ile sonucu itibariyle dosya kapsamına uygun oldukları, davalıya ait ürünün dava konusu 2020 02402/1 sayılı tasarımın koruma kapsamında olduğu, davalıya ait ürün ambalajının tüketiciler açısından karıştırılmaya yol açacak nitelikte olduğu, ayrıca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 149/1-ç hükmü uyarınca marka hakkına tecavüz vuku bulduğunda manevî tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacı adına tescilli 2020 ... başvuru numaralı tasarım hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli 2020/... sayılı ''kulp'' tasarımının davalı ürünlerinde kullanıldığı iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, davadan önce delil tespiti yaptırıldığı, davalı işyerindeki bir kısım mobilya ürünlerinde kullanılan kulpların davacıya ait kulp tasarımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği, yargılama esnasında iki farklı bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporlarıyla da davalı işyerinde tespit edilen kulpların ve davalıya ait katalog kapağında yer alan kulpların davacı adına tescilli tasarım ile aynı olduklarının belirlendiği, bilirkişi raporlarının gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davalı her ne kadar kulpları kendisinin üretmediğini savunmuş ise de SMK'nın 81/1.a hükmünde tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini ticari amaçla kullanmanın da tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında sayıldığı, davalının kulpları ticari amaçla kullandığının sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında geçen ''davalıya ait ürün ambalajı'' ibaresinin davalı ait kulplar olduğu bu sebeple tasarıma tecavüzün tespiti ve meni'ine karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik olmadığı, ancak gerekçede ''davalıya ait ürün ambalajı'' ibaresinin yer alması, TTK hükmünün belirtilmesi ve davacının ref talebi olmadığı halde ref hususunun belirtilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca davacının, davalının filinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmek suretiyle haksız rekabetin tespiti ve men'ini de talep ettiği, davacının ihlal edildiğini iddia ettiği tasarım hakkı TÜRKPATENT nezdinde tescilli olup SMK ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlendiği, somut olay bakımından SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek talebin, haksız rekabetin tespiti ve men'ine dair kısmı yönünden ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının davacı adına tescilli 2020 02402/1 başvuru numaralı tasarım hakkına tecavüz ettiğinin tespitine ve tecavüzün men'ine, davacının davalının haksız rekabet ettiğinin tespitine ve men'ine ilişkin talebinin ise reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men'i ile manevi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.