Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2446 E. 2025/5409 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2446
Karar No
2025/5409
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1200 Esas, 2024/1566 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/127 E., 2018/346 K.

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı .... ve davalı ... vekili ile duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı şirket vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkında verilen Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.05.2018 tarih ve 2018/127 E., 2018/346 K. sayılı kararına karşı davalı ... vasisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından bu davalı hakkında anılan kararın kesinleşmiş olduğu gözetilerek bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 20.06.2022 tarihli kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

IV. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesinin 2022/103656 başvuru numaralı dosyasının 19.02.2023 tarihli kararı ile Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

V. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yeniden yargılama neticesinde, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... hakkında verilen Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.05.2018 tarih ve 2018/127 E., 2018/346 K. sayılı kararının davalı ... vasisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurmadığından kesinleşmiş olduğu gözetilerek bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı ....'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 2.400,00 euronun fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince; Devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli euro mevduat hesabına ödediği 19.12.2008 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalı şirket ve davalı ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı ... ve .... vekilince temyiz edilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararıyla mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine karar verilmiştir. İçtihadı birleştirme kararları konularıyla sınırlı, gerekçeleri ile açıklayıcı, aydınlatıcı, yol gösterici, sonuçlarıyla bağlayıcı soyut kararlardır. Bu itibarla off shore alacakların tahsiline ilişkin davalar bakımından verilen işbu içtihadı birleştirme kararının gerekçesi, somut uyuşmazlık bakımından da açıklayıcı ve yol gösterici mahiyette olup zamanaşımı hususunun bu bakış açısı ile değerlendirilmesi elzemdir. Dairemizin emsal dosyalarda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu, işbu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine bir kazanılmış hak bulunmadığı, cezanın üst sınırına göre uzamış ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2 maddesi hükümleri uyarınca 7,5 yıl olduğu, para yatırma tarihleri (1999, 2000) ile dava tarihi (19.12.2008) arasında zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirket ve davalı ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı şirket ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VII. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı .... ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin tüm, davalı .... ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 16.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y

Dosya kapsamına göre somut olay bakımından zamanaşımı savunması çelişkili davranış yasağı kapsamında olduğundan, bu nedenle dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağından dolayı, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2446, K. 2025/5409, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-2446-e-2025-5409-k-25cdf1fe7bfa