Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2443 E. 2025/5408 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2443
- Karar No
- 2025/5408
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1094 Esas, 2024/1607 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/646 E., 2018/299 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının şirketin ortağı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 20.12.2021 tarihli kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
IV. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 2021/14679 başvuru numaralı dosyada 20.1.22023 tarihli kararı ile Anayasanın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
V. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yeniden yargılama neticesinde, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı Bera Holding A.Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 25.265,59 euronun 03.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararıyla mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine karar verilmiştir. İçtihadı birleştirme kararları konularıyla sınırlı, gerekçeleri ile açıklayıcı, aydınlatıcı, yol gösterici, sonuçlarıyla bağlayıcı soyut kararlardır. Bu itibarla off shore alacakların tahsiline ilişkin davalar bakımından verilen işbu içtihadı birleştirme kararının gerekçesi, somut uyuşmazlık bakımından da açıklayıcı ve yol gösterici mahiyette olup zamanaşımı hususunun bu bakış açısı ile değerlendirilmesi elzemdir.
Dairemizin emsal dosyalarda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu, işbu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine bir kazanılmış hak bulunmadığı, cezanın üst sınırına göre uzamış ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2 maddesi hükümleri uyarınca 7,5 yıl olduğu, para yatırma tarihleri (1998,2001) ile dava tarihi (03.12.2015) arasında zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirket hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosya kapsamına göre somut olay bakımından zamanaşımı savunmasının çelişkili davranış yasağı kapsamında olduğu, bu nedenle dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağından dolayı, iddia, savunması ve dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun Bozma yönündeki görüşününe katılmıyorum.