Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1750 E. 2025/7272 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1750
Karar No
2025/7272
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/412 Esas, 2024/308 Karar HÜKÜM: Kabul, husumetten ret

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.12.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ve davalıların ...A.Ş. ile ... Tarım A.Ş.'nin hissedarı olduklarını, yaşanan sorunlar nedeniyle ... Tarım A.Ş.'nin tüm hisselerini davacılara devredilmesi, ...A.Ş.'nin hisselerinin de davalılara devredilmesi, bu şekilde tüm mal ve borç, paylaşımı yapılmak üzere 25.10.2008 tarihli protokolü yapmaya zorlandıklarını, imzalanan protokol gereği davacıların ... Tarım A.Ş.'nin bulunduğu ...'a taşıdıklarını ancak davalıların protokole aykırı davranarak ... Tarım A.Ş.'nin merkezinin ... olması ve ...’da faaliyet göstermesi yönünde alınan yönetim kurulu kararına yine davalıların riayet etmediklerini, ... Tarım A.Ş.’nin merkezinin ...’a taşınması ve vergi dairelerindeki işlemleri yapabilmek için vekâletname veya gerekli izinlerin verilmesi konusunda ihtarname gönderildiğini, davalıların protokolden vazgeçtiklerini ancak haklı neden yaratmak için davacılara asılsız ihtarlar gönderdiklerini, protokolün her hükmüne ısrarla karşı koyduklarını, protokole göre davacıların ilk yükümlülüğünün ...A.Ş.’nin ruhsatının alınması olup ruhsat alındıktan sonra tüm hisse ve mal ayrımın yapılacağını, resmi dairelerdeki gecikmelerine rağmen 15.12.2008 tarihinde ruhsatı aldıklarını, davacının ruhsatı alıp yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen davalıların hisse devri için hiçbir izin ve ruhsatı vermediklerini, davacıların buna rağmen taşınmazları devrettiklerini ancak davalıların ... A.Ş.'nin devrini yapmadıkları için diğer devir işlemlerini yapamadıklarını, davalıların ihlallerini sürdürdüklerini, ...A.Ş.'yi muvazaalı olarak akrabalarına borçlandıklarını, davacıların elinde bulunan ...A.Ş.'nin araçlarına haciz uygulatıp bağlattıklarını ileri sürerek protokol gereği mal ve hisse devri ile alacak ve borçların paylaşımını, ... A.Ş.'nin şirket merkezinin ... olarak hükmen tayinini, davalıların sözleşmenin telafisini imkansız hale getirmeleri nedeniyle sözleşmenin 4. maddesi gereğince cezai bedele hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların talep ve iddialarının soyut ve hukuki temelden yoksun olduğunu, usul yönünden konu ve talep bölümlerinin açık ve anlaşılır olmadığını, dava değerinin belirtilmediğini, davaya konu protokolün iki taraflı sinallagmatik bir sözleşme olduğunu, protokolün her iki tarafa da eşit sorumluluk ve borç yüklediğini, davacıların protokolü ihlal ettiklerini, davacıların sorumluluklarını yerine getirmeden davalıların sorumluluklarını yerine getirmelerini talep ettiklerini, şirketlerin aile şirketi olduğunu, davalıların akrabalarına borçlanmaları iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacıların bahsettikleri borçlanmalardan dolayı haczedilen ve el konulan araçların davalılar uhdesinde kalması gereken ...A.Ş.'ye ait araçlar olduğunu, protokole dayanarak hem ifa hem de cezai bedel talep edilemeyeceğini, protokolün yetersiz hükümler içerdiğini, protokolün bu şekilde uygulanabilme olasılığının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasındaki sözleşmede, ortak oldukları şirketlerdeki payların ve şahsi mallarının tasfiyesinin öngörüldüğü, davacılar vekilince 02.04.2010 tarihli dilekçe ile diğer seçimlik taleplerden vazgeçilerek sadece cezai şart talep edildiği, davadan feragatin söz konusu olmadığı, sözleşmede öngörülen cezai şartın, seçimlik cezai şart niteliğinde olduğu, seçimlik cezai şartta sözleşmenin ifasında kusurlu olan tarafın cezai şart ödemekle yükümlü bulunduğu, toplanan delillerden ve bilirkişi incelemesinden, protokolün 1. maddesinde davacılara devredilmesi kararlaştırılan ... Gıda Sanayi A.Ş. nin halen davacılara devredilip devredilmediğinin dosya kapsamından anlaşılmamakla beraber bu devrin ve diğer devirlerin ne zaman yapılacağının taraflarca "...şirketi için ruhsat alınmasından sonra" denilmek suretiyle belirlendiği, davalıların bu borcunun ilgili ruhsatın alındığı tarihte muaccel olduğu, davalıların devretmeyi borçlandıkları şirketin temel varlıklarından olan 2 adet taşınmazı satmasının protokolün ihlali niteliği taşıdığı, dava tarihi itibarıyla bu şirketi halen devretmedikleri, bu durumun da protokolü ihlal niteliği olduğu, taraflar arasında düzenlenen protokolde davalı ...'un bizzat attığı imza bulunmadığı gibi protokole göre ihlalden dolayı ödenecek cezai şarttan cezai şartların tamamı bakımından şirketlerle birlikte ... ve ...'nın müteselsilen şahsen sorumlu olacağının kararlaştırılmış olması karşısında ihlal sebebiyle davalılardan sadece ...'un cezai şarttan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacıların cezai şart talebinin kabulüne, 500.000,00 TL cezai şartın davalı ...'tan alınarak eşit oranda davacılara ödenmesine, davalı ... ve ...'a karşı açılan cezai şarta ilişkin davaların husumetten reddine, diğer taleplerin feragat sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki protokole dayalı alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dairemizin 10.04.2023 tarihli 2023/1763 E., 2023/2183 K. sayılı bozma ilamında, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, ortak oldukları şirketlerdeki payların ve şahsi mallarının tasfiyesinin öngörüldüğü, davacılar vekilince 02.04.2010 tarihli dilekçe ile diğer seçimlik taleplerden vazgeçilerek sadece cezai şart talep edildiği, davadan feragat söz konusu olmadığı, cezai şart, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179-182 nci maddelerinde düzenlenmiş olup somut olayda sözleşmede öngörülen cezai şartın seçimlik cezai şart niteliğinde olduğu, seçimlik cezai şartta sözleşmenin ifasında kusurlu olan tarafın cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, bu durumda davacıların cezai şart talebine ilişkin sözleşmedeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ve şirket hisse devrinin gerçekleşmemesinde davalı tarafın kusurlu olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verildiği ve İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacılar vekilinin 02.04.2010 tarihli dilekçesinde, diğer seçimlik taleplerden vazgeçerek sadece cezai şart talep ettiği, davadan feragat söz konusu olmadığı kabul edilerek buna göre hüküm kurulmak gerekirken diğer taleplerin feragat sebebiyle reddine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “diğer taleplerin feragat sebebiyle reddine” ibaresinin çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1750, K. 2025/7272, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-1750-e-2025-7272-k-9701dfac3034