Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/864 E. 2024/8676 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/864
Karar No
2024/8676
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1612 Esas, 2023/1409 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/164 E., 2021/265 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişilerin 2019/65621 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptıklarını, müvekkilinin "..." ve "POSTA" ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait markalarda "POSTA" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığını ve bu ibarenin müvekkili ile özdeşleştiğini, itiraza konu marka başvurusunun müvekkiline ait "posta" ibareli markalar ile tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde benzer olduğunu, gerek görsel ve gerekse de işitsel olarak müvekkili markalarından farklılaşmadığını, davalıların kötü niyetli olduklarını ve haksız kazanç sağlamak niyetlerinin bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının itirazına mesnet markalar ile ile dava konusu başvurunun, genel görünümleri ve bir bütün olarak bıraktıkları intiba bakımından benzer bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "posta” ibaresinin ayırt ediciliği düşük, zayıf bir ibare olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile davacıya ait markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin aynı, aynı tür ve benzer olduğu, dava konusu başvurunun tek ve esaslı unsurunun "..." ibaresi bulunduğu, davacı markalarında "..." kelimesinin esaslı unsur olarak bulunduğu, yine bu kelimelerin yanına eklenen diğer şekil ve kelime unsurları ile birlikte bir bütün halinde ayırt ediciliklerini koruyan markalarının da olduğu, davacıya ait içinde "POSTA" ibaresini barındıran markaların ise yanına eklenen şekil veya kelime unsurları ile birlikte bir bütün halinde markaların genel görünümlerini oluşturduğu, "POSTA" kelimesinin müstakil olarak tescilli olmadığı, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacının tanınmış "..." markası ile dava konusu "..." markası arasında, ilgili tüketici nazarında bağlantı kuracak derecede benzerlik olmadığı, davalıların kötü niyetle hareket ettiğinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli dava konusu başvuru ile davacıya ait "..." ya da "POSTA" ibareli ve logolu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, "POSTA" ibaresinin, anlamı itibariyle davacının tekelinde olmadığı gibi esasen bu ibarenin davacı markalarında da tek başına kullanılmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının da dava konusu başvurunun tesciline engel olmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6967 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/864, K. 2024/8676, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-864-e-2024-8676-k-142b50b08ff0